Pazar, Mart 30, 2008

Bahar Yorgunluğu Nedir? Nasıl Korunulur?

Anadolu Sağlık Merkezi’nden Dahiliye Uzmanı Prof.Dr. Birsel Kavaklı, bahar yorgunluğu ile ilgili soruları yanıtladı.

Bahar yorgunluğu nedir? Belirtileri nelerdir?
Bahar yorgunluğu, hemen herkesin mevsim dönüşlerinde hissedebildiği bir takım ruhsal ve bedensel belirtilere verilen genel isim olarak ele alınıyor. Havaların ısınmasıyla birlikte birçoğumuz için yataktan kalkmak çok daha zor bir hal alırken gündelik işleri yaparken daha isteksiz olabiliyoruz. Bu durumu genellikle değişen hava koşullarına bağlasak da, uzun süren yorgunlukların ciddiye alınması, altta yatan başka bir sorunun da geçiştirilmesini engellemiş oluyor. Bazı dönemlerde yeterli besin alınmaması, vitamin ve minerallerin eksik kalması, tiroit bezinin çalışma düzensizlikleri, tansiyon - kalp - enfeksiyon hastalıkları, sigaranın fazla kullanılması yorgunluk belirtilerini artıran unsurlar olarak sıralanıyor.

Bahar aylarında yorgunluk neden artıyor?
Bahar aylarında havadaki elektrik yükü artıyor. Pozitif ve negatif yüklü iyonların artması da insan biyoritminde olumlu ya da olumsuz etkiler yaratıyor. Pozitif iyonlar insanı daha zinde hissettirirken, negatif iyonların artması insanın kendini daha halsiz hissetmesine ve yorgunluk belirtilerinin ortaya çıkmasında etkili oluyor. Ayrıca bahar aylarında, aslında vücudumuz daha aktif olmamızı sağlayacak hormonlar salgılanmasına karşın eğer ortada vitamin eksikliği, beslenme bozukluğu varsa, vücut buna aynı uyumu gösteremiyor ve yorgunluk hissi artıyor. Ayrıca bu aylarda neşeli ve enerjik olunmasının da temel nedenlerinden biri yine hormonlar. Bazı hormonlar karanlık ortamlarda daha fazla salgılanırken, bazı hormonlar ise insan metabolizması gereği güneş ışığı gördüğünde daha fazla salgılanıyor. Yazın güneşin fazla görüldüğü dönemlerde ise depresyondan çıkışı kolaylaştıracak, daha neşeli hale getirecek hormonlar salgılanıyor. Ancak kişinin ruhsal yapısı da bu durumdan ne kadar etkileneceğinde belirleyici oluyor. Örneğin eğer kişi depresif bir yapıya sahipse herkesin neşelendiği bir ortamda kendini daha depresif hissedebiliyor.

Yorgunluktan korunmak için neler yapılabilir?
Yorgunluğu gidermek için vitamin ve besin destek ürünlerinin alımı büyük önem taşıyor. Mümkün olduğu kadar sadece bahar aylarında değil, kış aylarında da eksik olan vitaminlerin alınması bahar yorgunluğunu fazla hissetmeden o dönemin geçirilmesini sağlar. Özellikle B ve C vitaminleri, potasyum ve çinko içeren besinler önemlidir. Yeterli düzeyde karbonhidrat alımı yorgunluktan korunmada önemlidir. Vücut enerjisinin yüzde 50-60’ı karbonhidratlardan sağlanmaktadır. Rafine edilmemiş karbonhidratların tüketimine ağırlık vermeliyiz. Bunlar taze meyve ve sebzelerde, tam buğday ekmeği ve tahıllarda bulunan karbonhidratlardır. Protein, dokularımızın temel taşı olduğundan diyetimizde yeterli düzeyde proteine yer verilmeli.Mevsim meyve ve sebzeleri de daha az kimyasal maddeye maruz kaldığı için daha sağlıklıdırlar. Bu nedenle sebze ve meyvelerin mevsiminde tüketilmesi önem taşıyor.

Enerjimizi doğru kullanmanın da yorgunluk giderilmesinde faydası var mıdır?
Yorgunlukla baş edebilmek için öncelikle enerjinin doğru kullanılmasının öğrenilmesi gereklidir. Çalışma ve dinlenme periyotlarımızı ayarlamalıyız. Kısa ve sık dinlenme aralıkları yorgunluğun ortaya çıkmasını önleyebilir. Çalışırken vücut mekaniklerini doğru kullanarak kas ağrılarını engelleyebiliriz. Çalışma ortamının iyi havalandığından emin olmalıyız. Çok sıcak veya çok soğuk ortamlar vücudumuzda ekstra bir stres yaratır.

Vücudun susuz kalması yorgunluğu artırır mı?
Vücudun çok hafif düzeyde susuz kalmasının dahi metabolizmayı yavaşlattığını hatırlatılırken, günde en az 8-10 bardak su içilmesi ve kahve ile çayın mümkün olduğunca az tüketilmesi gerekiyor.

Düzenli egzersiz olarak neler yapılabilir?
Düzenli egzersiz ile metabolizma hızlanır ve dinlenmiş duruma göre daha fazla enerji oluşumu sağlanır. Kalp damar sisteminin ve solunumun düzenlenmesini, dokulara yeterli düzeyle oksijen taşınımını sağlar. Özellikle aerobik tipte olan yürüyüş, koşu, bisiklet, yüzme, dans gibi egzersizler tercih edilmelidir

Sürekli yorgunluk hissi ne gibi hastalıkların belirtisi olabilir?
Yorgunluk, vücudumuzun fiziksel çalışmaya, psikolojik strese, uykusuzluğa verdiği fizyolojik bir cevap olarak tanımlanıyor. Yorgunluk fizyolojik bir cevap olabildiği gibi bazı hastalıkların ön belirtisi olarak da ortaya çıkabiliyor. Bu nedenle yorgunluk uzun sürdüğünde mutlaka altta yatan nedenlerin araştırılması gerekiyor. Kansızlık, enfeksiyonlar, bağışıklık sistemi hastalıkları, tümörler, yeme bozuklukları, tiroit hastalıkları, kronik yorgunluk sendromu, fibromiyalji, uyku bozuklukları, stres, depresyon gibi sebepler yorgunluk için araştırılması gereken sorunlar arasında geliyor.

Ne zaman doktora başvurmak gerekir?
Yorgunluk uzuyor ve kişinin gündelik işlevlerini bozuyorsa, ya da okul veya işyerindeki performansını engelliyorsa artık onu bahar yorgunluğu diye geçiştirmemek gerekiyor. Elbette bu durumun ortaya çıkmasında mevsimlerin, ışığın, ısının rolü var. Ama bahar yorgunluğu diye geçiştirildiği takdirde tedavisi gecikebilecek bazı psikiyatrik durumlar da var. Sadece psikiyatrik değil, hem bedensel hem ruhsal belirtilerle giden başka durumları da unutmamak gerekli. Uzun süren yorgunluklarda, en başta depresyon, daha sonra, kaygı bozuklukları, demans, eşzamanlı alkol ve/veya madde kullanımı, birincil uyku bozuklukları, yeme bozuklukları, hatta şizofreninin bile tanılar arasında düşünülüp dışlanması gerekiyor. Bir de, toplumda daha az bilinen, esas olarak fonksiyonel bedensel belirtilerle giden, eskiden “nevrasteni” tanısı altında ele alınan bazı rahatsızlıklar var. Bunların başında da fibromiyalji ve kronik yorgunluk sendromu geliyor.

Alıntıdır;http://www.realage.com.tr/tr/realagehaberdetay.asp?hid=26244

Cuma, Mart 28, 2008

Sütlü domates çorbası ve sobem...

İyi akşamlar sevgiler sevgiler hemde kucak dolusuuuu:))Gelirken boş gelmedim ne yiyelim derdinden bunamış biri olarak:) bu akşama yaptığım sütlü domates çorbamla geldim..Yanında kuskus pilavı ve ıspanak yoğurtlamasıda vardı..Onları boşverelim sütlü domates çorbamı anlatayım ben size:)
Tarifimiz bu sefer az olduğu için 4 kişilik diyeyim.
2 yemek kaşığı un,yarım çay bardağı mısır özü yağı,1 su bardağı süt,resimdeki Canım bacım Ferzan'cımın gönderdiği domates şişesinden 1 şişe domates sosu,1 paket et bulyon gözkararı su sanırım 1 lt. vardı..Vee kaşar rendesi tabiki..
Unla yağımızı kavurduk misler gibi koktu 1 şişe domates sosumuzu ekledik..Devamlı karıştırıyoruz bu arada 1 su bardağı sütümüzü ekledik et suyu tabletimizide koyduk suyunuda ayarladık bir taşım kaynattık..Özleşince altını kapadık kaselere koyup kaşarımızı rendeleyip afiyetle yedik:)))
Efendiimm şimdideee Funda'cım canım öğretmenim beni sobelemiş..A'dan Z'ye harflerimiz neyi çağrıştırıyor başlayalım bakalım.

A:) Önce Allah c.c. sonrada annem annem.
B:) Şu an yanımda olmasada tabiki babacım.
C:) ceylan başka ne olurki...
Ç:) çay ve çiçekler..
D:) deniz engin denizlere yelken açmak ne güzel olurdu..Ama yüzme bilmem boğulmayım sonra:))
E:) Ekmek..en büyük velinimet bence...Bir kırıntısının bile çöpe atılmaması lazım değerlenmeli mutlaka..
F:) aa aklıma geldi Ferzan Salihli'deki bacım benimm..
G:) gece ve gökyüzü...sukunetin tam zamanı..
H:) helikopter nerden aklıma esti acep cık cık cık...
I:) ışık o olmasa nasıl aydınlanırdık doğrusu..
İ:) inci..ahh vardı bir kolyem kırıldı kızıma oyuncak oldu sonrada..
J:) işte şimdi tam uydu:)jandarmaa jandarmaa..
K:) kitap sonsuz ilim kaynağı..
L:) lale ve limon..
M:) meyve..
N:) nergis.
O:) benim küçük dalton'um Oğuzhan...
Ö:) ömür. kısacık zaman gözünü açtın kapadın bittiiiii...
P:) para ve patlıcan..
R:) ramazan ayı..onbir ayın sultanı..
S:) sadakat..karşımdaki bunu hissettirmeli güven vermeli dimi ama..
Ş:) şive..bukalemun gibiyim her yöreye döner dilim...
T:) toprak..bereketi yeter..
U:) Urfaaa..ekmeğini yedim suyunu içtim.Unutmam imkansız imkansızz..
Ü:) üzüm hele küçük taneli çekirdeksiz üzüm çokta severim.
V:) vahşet..ayy korktum nerden aklıma esti..
Y:) yeşil..her tonu her rengi birbirinden güzel..
Z:) zaman..kıymetini bilmeli giden saatler geri gelmiyor ne çare..

bu kadar aman düşün düşün kolay değilmiş yaa..Ben kimi sobelesem bir bakayım hele listeye:)))
Baktım vee Fulya'cımı sobeleyim dedim..Cevaplasın bakalım a.dan z.ye kendince...

Perşembe, Mart 27, 2008

Net'ten el örgüsü çanta..


Merhaba canlarım..Buyrun evdeki artık iplerle örebileceğimiz yaz mevsimi için hoş bir çanta..Benim çok hoşuma gitti sizinde görmenizi istedim..Tıklayın daha yakından görün..

Salı, Mart 25, 2008

Veee tığişi çantam:)

İyi akşamlar canlarım...Birazda örgü örelim dedik başladık örmeye..Bolu'da aldığım makrome ipimin koltukların içini işgal etmesine dayanamadım bari çanta öreyim dedim..Zaten çanta örmek için aldım ya:)Yalnız gün ışığında parlamış çok tatlı bir sütlükahve rengisi var...Bu ipide aynı renk yazlık delikli bir nubuk gibi ayakkabım vardı ona uydurmak için almıştım..Neyse siz resimlere bakın az buçuk resimlemeye çalıştım.
Ağız kısmına iki küçük fermuar geçirdim orta kısımda birleşmesi için..Dolgun görünsün diyede artık iplerimi doldurdum nasıl ama:))
Çantamızın yandan görünüşü..İki adet trabzanla başladım..2.2.,3.3,4,4,5,5,6,6, olmak üzere ikişer sıra örüp 7 trabzana gelince arttırmayı bıraktım diğer yan tarafıda öyle ayarladımki bitiş sırası aynen tersinin eksiltmesi oldu..
Ortadan görünümü net çekemedim..13 dolguyla başladım..Fıstıklı dolguyla devam ettim..Ön yüzden önden arka yüzdende önden örüyoruzki fıstıklarımız hep ön yüze baksın..

Ve çiçeğimizin görünüşü..5 adet küçük makrome ipi anca çantayı ördü..Koyu renk kahveylede birleştirdim ve sapını yaptım..Birleştirmesini yan ön ve arka parçayı ayrı ayrı sıkiğneyle ördüm.
Nasıl beğendinizmi..Hadi bakalım fikirlerinizi bekliyorum:)
****
yazlık çanta,makrome çanta,el örgüsü tığ işi çanta,çiçekli çanta

Sobelerim

Günaydın canlarım size..Şimdi bu çiçeklerde nerden çıktı demeyin..Az önce buraya gelince canım Tubuş'umun beni sobelediği haberini aldım..Baktım hemen konusu neymiş diye dünde aynı konuda Sibel'cim beni sobelediğini yazmıştı..Böylece aynı konuda iki sobem oldu.Cevaplar için buyrun tıklayın.
Bundan birkaç gün öncede Fulya'cım başka bir konuda sobelemişti..Sık gittiğim bloglar ve detaylarıydı konu..Aynı konuda sevgili mucizembenibul'da sobeleyince nezakat icabı yazıvereyim dedim..Gezdiğim blogların detayları konulu sobeye kısa bir not düşüp yanıtsız bırakmayı tercih etmiştim..Burda o kadar çok arkadaşım,dostum ve ablam varki hiç birine ayrım yapamam diye düşünüyorum..İlk gözağrım nurayekin68'de böyle bir sobe cevaplamıştım ayrım yapmak zor geldi bana..Ben buraya gelince hep son yorumlarıma hemde cboxuma yazan arkadaşlarıma iade giderim hep..Gezdiğim yerler gününne göre değişebilir zamanım varsa fazladan takılabilirim burda..Gelin görünki 7 ocak 2008'de blogcu ve blogspotumla beraber 2 yılımı doldurdum ben..
İlk gözağrım nurayekin68 diğer blogcu blogum akasyakokusu ve şimdide blogspotumla burdayım..Ben isim vermemeyi tercih ediyorum gerek burdan görüştüklerim gerekse telde tanışıpta görüştüklerim onlar kendilerini biliyor benim için hep özel kalsın..
Bu laleleride beni sobeleyen arkadaşlarıma hediye ediyorum lütfen kabul edin..

Pazar, Mart 23, 2008

Pratik sodalı börek

Merhaba canlarım iyi pazarlar hepinize..Malum bugün pazar hepimizin özelliklede çocuğu olan arkadaşların daha bir telaşlı günü...İşler bitmiyor tabiki hele birde misafiriniz gelecekse:)) Çocuklarda büyüdü tabi bu arada artık arkadaşlarıda gelecek ders çalışıcak derken benimde kızın arkadaşı gelecekti..Dolapta kek vardı bir kalıp onu çıkardım..Hemen yufka aldırıp börek yapayım dedim..İşte hemen çabucak yapabileceğiniz kolay bir sodalı börek tarifi..
7 yufka
miktarı size kalmış maydanozlu beyaz peynir ve kaşar karışımı:(rendelenmiş)
1 su bardağı süt
1 su bardağı sıvıyağ
1 şişe soda
2 yumurta bütün birde beyazla bu sıvıları iyice karıştırıyoruz..3.cü sarıyı üzerine süreceğiz.
Kenarlı büyük boy bir tepsiyi yağlayın yufkanın birini serin kenarlarından taşsın.2.ci yufkayı buruşturup yayın sonrada sıvı karışımımızı her yerine değecek şekilde azar azar dökün..3.cüyüde aynı yapın..Ben 4.cü yufkamı ikiye bölerek kullandım ..Peynirli maydanozlu karışımımızıda heryerini kapadık..Kalan yufkalarıda aynı işlemi uyguluyoruz..Bir yufka bir sıvıharç olacak şekilde..En son yufkayıda koyduktan sonra kenarda kalan yufkalarıda ortaya doğru kapatıyoruz...Dilimlere kesiyoruz..
Kalan karışıma yumurta sarımızı ekleyip böreğin üstüne iyice sürüyoruz..Dolapta birkaç saat bekletiyoruz hatta bir gece evvelden yapabilirsiniz.. Dolaptan çıkınca 180 * derecede altı üstü pembe olacak şekilde yakmadan iyice pişiriyoruz.. Aynen su böreği tadında nefis bir börek oluyor..Benim pratiğime geldiği için belki tarif ederken zorlanıyor olabilirim..
Deneyin umarım beğenirsiniz bana müsade şimdi küçük misafirimiz gelir:))

Cuma, Mart 21, 2008

Net'ten dantel örneği



Merhaba canlarım...Ben anca geldim kızımı okula gönderip alış veriş yaptım biraz...Şimdide az bakınıp çıkıcam hemen akşama eşim dönüyor inşaAllah.Akşam yemeğinde beraberiz ziyafet hazırlamam lazım garibim ne yedi ne içti kaç gündür:)))
Hadi siz bu güzel dantellerin örneğini çıkaradurun bende mutfağa dalayım:)))
Hepinizin cuması mübarek olsun.

Perşembe, Mart 20, 2008

Karalahana bohçası

Günaydın canlarım..Bu gün ne yiyelim derdine birazcık çözüm olsun diye arada bir yaptığım bu karalahana bohçalarını getirdim size..
Karalahanayı alırken yumuşak ve gül gibi katkat yapraklı olanlarını alıyorum ben.Büyük dış yapraklarını böyle bohça gibi küçüklerinide normal sarma yapıyorum..
Sadece ortasındaki kalın damarı kesiyoruz düzgünce azcık haşlıyoruz...
Bu bohçalara ben 300 gr. kadar kıyma koydum baharat ekledim bir tutamda kırmızı mercimek ilave ettim ama normalde pirinçlede yapıyorum...
Gördüğünüz gibi içini koyup sıkıca dürdüm kürdanla yanlamasına tutturdum yayvan bir tencerede bir sıra döşeyip altı kısık bir şekilde pişirdim.
Servis yaparkende üzerine yoğurt döküp az salça kavurdum..Bidiğimiz dolma içi gibi bir özelliği yok başka sadece biraz daha büyük ve tombiş:) oluyor..Umarım beğenirsiniz hadi kalın sağlıcakla.....

Salı, Mart 18, 2008

Mevlid Kandili

Kutlu Doğum ve Mevlid Kandili
Hayatın gayesi, yaratılışın mânâsı silinmiş, yok olmuştu. Herşey mânâsız başıboşluk ve hüzün örtülerine bürünmüştü.Ruhlar birşey bekliyor, bir nurun zulmet perdesini yırtmasını içten içe hissediyordu.O vahşet devrinde kâinat ufkundan bir güneş doğdu. Bu güneş âhirzaman Peygamberi Hz. Muhammmed Aleyhissalâtü Vesselam idi. Tarihin seyrini, hayatın akışını değiştiren bu eşsiz olay, dünyayı yerinden sarsan değişimlerin en büyüğü idi.İşte insanlığın akıl ve kalbinde düğümlenen "Necisin, nereden geliyorsun, nereye gidiyorsun?" sorularını, düğümlerini çözüp kâinatın Sahibini ilân ve ispat edecek bir zatın teşrifi sadece insanların ruh ve kalbinde değil, diğer varlıklarda, hattâ cansız eşyada bile yansımasını bulacaktı.Doğudan batıya bütün âlemin nurlara büründüğü, İlâhi değişimin tecelli ettiği o gece neler oldu neler?Yahudi ileri gelenleri ve âlimleri kitaplarında daha önce rastladıkları işaret ve müjdelerin açığa çıktığını gördüler. Kimsenin haberi olmadan en önce onlar bu müjdeyi verdiler.O gece Yahudi âlimleri semâya bakıp "Bu yıldızın doğduğu gece Ahmed doğmuştur" dediler.

(1)Bîr Yahudi İleri geleni Mekke'de Peygamberimizin doğduğu gece, içlerinde Hişam ve Velid bin Muğire, Utbe bin Rabia gibi Kureyş ileri gelenlerinin bulunduğu bir toplantıda, - "Bu gece sizlerden birinin çocuğu oldu mu?" diye sordu.- "Bilmiyoruz" diye cevap verdiler.Yahudi, "Vallahi sizin bu ihmalinizden iğreniyorum!"Bakın, ey Kureyş topluluğu, size ne söylüyorum, iyi dinleyin. Bu gece, bu ümmetin en son peygamberi Ahmed doğdu. Eğer yanlışım varsa, Filistin'in kudsiyetini inkâr etmiş olayım. Evet, onun iki küreği arasında kırmızımtırak, üzerinde tüyler bulunan bir ben var" dedi.Toplantıda bulunanlar Yahudinin sözünden hayrete düştüler ve dağıldılar. Her birisi evlerine döndüğünde bu durumu ev halkına anlattılar. "Bu gece Abdülmuttalib'in oğlu Abdullah'ın bir oğlu doğdu. Adını Muhammed koydular." haberini aldılar.Ertesi gün Yahudiye vardılar:"Bahsettiğin çocuğun bizim aramızda dünyaya geldiğini duydun mu?" dediler.Yahudi "Onun doğumu benim size haber verdiğimden önce midir, sonra mıdır?" dedi.Onlar, "Öncedir ve ismi Ahmed'dir" dediler. Yahudi, "Beni ona götürün" dedi.Yahudi ile beraber kalkıp Hz. Âmine'nin evine gittiler, içeri girdiler.Pegamberimizi Yahudinin yanına çıkardılar. Yahudi Peygamberimizin sırtındaki beni görünce, üzerine baygınlık geldi, fenalaştı. Kendine gelip ayıldığı sırada,"Ne oldu sana, yazıklar olsun" dediler.Yahudi, "Artık İsrailoğullarndan peygamberlik gitti. Ellerinden kitap da gitti. Artık Yahudi âlimlerinin kıymet ve itibarları da kalmadı. Araplar peygamberleriyle kurtuluşa ereceklerdir."Ey Kureyş topluluğu, ferahladınız mı? Vallahi size, doğudan batıya kadar ulaşacak bir güç, kuvvet ve bir üstünlük verilecektir" dedi.
(2)Kâinatın Efendisini dünyaya getiren bahtiyar annenin henüz dünyaya gelmeden görüp gördükleri çok manalıydı..Peygamber Efendimize hamileyken rüyasında, "Sen, insanların en hayırlısına ve bu ümmetin efendisine hamile oldun. Onu dünyaya getirdiğin zaman 'Her hasetçinin şerrinden koruması için bir ve tek olana sığınırım' de, sonra ona Ahmed yahut Muhammed ismini ver.

"Yine kendisinden çıkan bir nurun aydınlığında bütün doğuyu ve batiyi, Şam ve Busra saray ve çarşılarını, hattâ Busra'daki develerin uzanan boyunlarını gördüğünü Abdülmüttalib'e anlatmıştı.
(3)Aynı gece Hz. Âmine'nin yanında bulunan Osman ibn Âs'ın annesinin gördükleri de şöyle:"O gece evin içi nurla doldu, yıldızların sanki üzerimize dökülecekmiş gibi sarktıklarını gördük."Evet bu ulvî anı dile getiren Mevlid'in yazarı Süleyman Çelebi bütün bu hakikatleri şu beytiyle şiirleştirmiştir:"Hem Muhammed gelmesi oldu yakinÇok alâmetler belürdi gelmedin"

Rabiülevvel ayının 12. Pazartesi gecesi, yapılan hesaplamalara göre, Miladi takvime göre 20 Nisan'a denk gelen gece idi.
(4)Dünyayı şereflendiren iki Cihan Serverinin üzerini o günün bir âdeti olarak bir çanakla kapattılar.Araplara göre o zaman, gece doğan çocuğun üzerine bir çanak koymak ve gündüz olmadan ona bakmamak âdetti. Fakat bir de baktılar ki. Peygamber Efendimizin üzerine konulan çanak yarılarak ikiye ayrılmış, Efendimiz gözlerini gökyüzüne dikmiş, başparmağını emiyordu.

(5)Evet, bu işaret her türlü küfrün, zulmün, şirkin ve her türlü bâtıl inanç ve âdetlerin parçalanıp yok olması, imanın, nurun ve hidâyetin kâinatı aydınlatması için gönderilmiş bir Peygamber idi.Aynı gece Kabe'de tapılmakta olan cansız putların çoğunun başaşağı devrildiği görüldü.Aynı gece Kisra sarayının beşik gibi sallanıp on dört balkonunun parçalanıp yerlere düştüğü öğrenildi.Sava'da mukaddes tanınan gölün suyunun çekilip gittiği görüldü.Bin senedir yakılan ve söndürülmeyen mecusi ateşinin sönüverdiği müşahede edildi.Bütün bunlar işaret ve alamettir ki, yeni dünyaya gelen zat ateşe tapmayı, puta tapmayı kaldırıp, Fars saltanatını parçalayarak Allah'ın izni olmadan kutsal tanınan şeylerin kutsallığını ortadan kaldıracaktır.
(6)İşte bu geceye Veladet-i Nebi gecesi diyor ve onun bütün kalbimizle, ruhumuzla her sene yeniden yâd edip kutluyoruz. Bütün kâinatla bu geceyi karşılayarak onun âleme teşrifine kıyam ediyoruz.Getirdiği ebedi nura, açtığı saadet caddesine ve sünnet-i seniyyesine yeniden sımsıkı sarılmak ve Mevlid Kandilini vesile ederek ona yeniden biatimizi, bağlılığımızı tazelemek ne yüce bir şeref ve ne büyük bir saadettir.
Yüce Rabbim bizleri sevgili Resulünün şefaatine nail eylesin.


kaynak;http://www.islamiyet.gen.tr

Pazartesi, Mart 17, 2008

Kuşgözü mantı

İyi akşamlar canlarım..Bu haftaki P.D.Ç.S.E. 19 için bir tarif getirdim size..http://yemekguncesi.blogcu.com/arkadaşıma kolay gelsin az evvel sayfadaydım daha şimdiden ne mamalar gördüm bir bilseniz:))
Efendim fazla uzatmayalım ve anlatalım hemen.
İster yemek olarak tek öğün isterseniz çay yanına nefis bir mantı..Bakalım tarif nasıl;
3 veya 4 yufka
2 su bardağı sıvıyağ ve süt karışımı
içi içinde;kavrulmuş soğan ve kıyma karışımı
önce yufkamızın birini açıyoruz heryerini süt ve sıvıyağ karışımıyla ıslatıyoruz..Kıymalı içimizi serpiştiriyoruz..Bir ucundan rulo yapıyoruz..Sonrada enine birer parmak kalınlığında kesiyoruz..
Kesilen taraf üste bakacak şekilde tepsiye diziyoruz köşeli fırın tepsisine 3 yufka sığıyor..Yumurta sarısı sürüp pişiriyoruz..Pembeleşince üstüne sarımsaklı yoğurt döküp kırmızı biberli yağ gezdiriyoruz..Ben az salça sulandırıpta kavurup döktüm..
Bugün çocuklara çaylı kek yapmıştım mübarek pamuk gibi olmuş..Babamız makinayı götürdüğü için fotosunu çekemedik..
Ya ben son günlerde örgü öremeyince eli makinalı gezmeye başladım evde ne yapsam sanki büyük bişeymiş gibi fotosunu çekicem..Neyse destan uzamasın fazla ben iki aile izliyorum buyrun siz mantınızı yiyin..
...
not:)bir ziyaretçim beyaz çantamın detaylarını istemiş..Yapılışı ayrı dosyada tamamı ayrı dosyada olunca yapılışıda laptop bozulunca hepsi silinmiş tabi birçok resimde..Çanta için önce alt bir zemin ördüm istediğim genişlik ve uzunlukta..Sonrada o bademleri ayarlayıp döne döne trabzan ördüm.İstediğim boyuta gelince yan kısma gelen tarafı etek pilesi gibi tutturup sıkıiğne ördüm diker gibi.Her iki tarafıda böyle tutturunca birkaç sırada sıkiğne ördüm ağız kısmını toplasın diye..Sap geçirip astar diktim..Umarım tekrar uğrar ve açıklamamı görürsünüz ilginize çok sevindim tekrar beklerim..Sevgilerimle...

Pazar, Mart 16, 2008

Yerim seni şeker:)

Merhaba canlarım..Malum hafta sonu iş çok azcık oturuvereyim dedim bakın nette dolaşırken ne buldum..Bebişimizin bezi bitmiş maması bitmiş;aahh ahh mamam bitti üstelik son bezimde bağlı kim alacak bana bunları diye karaa karaaa düşünüyor hemde elini dayamış bir güzel...Yerim seni yerim şeker ooyy:)))

Cumartesi, Mart 15, 2008

Tavada tavuk şiş& pilav

Günaydın canlarım...Hepinize mutlu bir hafta sonu diliyorum..Dün akşam ne yapayım derken tavuk göğüs etlerini kuşbaşı doğrayıp tuz karabiber kimyonla harmanladım çöp şişlere geçirip çok az sıvıyağ damlattığım tavada altı kısık bir şekilde kızarttım.Benim büyük bir karnıyarık tencerem var ona 7 tane şiş yanyana sığıyor üç parti halinde kızarttım pilav demledim salatamızda vardı..
Az önce babamız yine bir haftalığına taaa uzaklara gitmek için yola çıktı..Sağ salim gider gelir inşaAllah..Bana yine bu daltonlarla başa çıkmak düştü haydi bana kolay gelsin kalın sağlıcakla:)))

Perşembe, Mart 13, 2008

Kızımın bandana ve bilekliği




Yukardaki resime tıklarsanız biraz daha büyük görebilirsiniz.


Merhaba canlarım..İnanın az evvel destan gibi bir kayıt yapmıştım..Ne güzel kızıma ördüğüm bu bandana ve bilekliğin yapılışınıda yazmıştım yayınla tuşuna basınca hata verdi:((Dün akşam bir çırpıda kızıma bandana ve bileklik ördüm..İsteyen olursa yapılışını bir müsait zamanımda yazarım yine bugün blogcuya girilmiyor yine:((blogspottata bazı sayfaları tam açmıyor..
Dedim tekrar deneyim olursa olur olmassa kalkarım.Nasıl bakalım teyzeleri beğendinizmi kızımın cicilerini:))

Salı, Mart 11, 2008

Kokoş kurabiyem

Merhaba hepinize hepimize..Bu haftaki P.D.Ç.S.E.için yaptığım kokoş kurabiyem..Yumuşacık oluyor deneyen pişman olmaz benden söylemesi:))
Nelerle yapmışız bakalım.
2 yumurta akıyla
1 su bardağı şekeri çırptım siz daha fazlada kullanabilirsiniz
yarım paket oda ısısında margarin
2 yemek kaşığı yoğurt
2,5 su bardağı hindistan cevizi
1 paket vanilya,
1 paket kabartma tozu,
2 su bardağı elenmiş unla karıştırıp hafif yumuşak bir hamur yaptım.Çok katı olmayacak sert oluyor yoksa.Bu ölçüden 25 tane çıkıyor tepsiye koyup yumurta sarısı sürüyoruz 175 * önceden ısıtılmış fırında 20 dakika yada sizin fırınınıza bağlı pişiriyoruz çok fazla yakmayalım ama..


Hepinize afiyet bal şeker olsun hadi bakalım etkinlikte neler var neler:))) Tabi unutmadan Ayşe'cime kolay gelsin..

Pazartesi, Mart 10, 2008

Kızımın kot çantası


İyi akşamlar canlarım...Baktım son günlerde elişi yapamaz oldum nedense elime tığ almaya fırsatım yok..Ama başlı işlerim var tabiki..Hanım kızıma jilemiz başlı Bolu'da aldığım bir yığın ip sırada bekler üüü üüüüww kim örecekse:)))
Neyse ağbisinin kot pantalonundan yaptığım karakızımın çantası huzurlarınızda..İşte böyle uzuuun istedi..Hanımefendi Hepsi grubundan Yasemin hayranı ya çantalarıda uzun olucakmış..Ne diyeyim bende siyah kalın iple 5li trabzan ördüm istediği boyda..4er yapraklı yonca yaprakları ördüm sapın üzerine diktim..Ön kısmınıda böyle sade olsun dedi saç tokasının boncuk çiçeklerini diktim bende..Öyle özel mözel değil ama belki sizlere fikir olur..

kot çanta,kot değerlendirme

Pazar, Mart 09, 2008

Biz sezonu açtık:)


İyi akşamlar canlarım..Bir hafta sonunu daha bitirdik..Çocukların kursu sınavı derken bugünde biiizz yaz sezonunu açtık..Bu gün ilk pikniğimize gittik..Özlemişiz mangalın tadını az kaldı çiğ çiğ yiyecektik:)))Kalem pirzola,köfte ve tavuk vardı mangalımızda..Sadece biber közleyip domates-salata söğüş yaptım yanına..Genelde patlıcan salata yaparız ama sezonu gelmeden patlıcanı tüketmek istemedim içleride boş gibi oluyor zaten..Neyse tadına bakmanız için sizede birkaç parça ayırdım hepinize sağlık mutluluk dolu bir hafta diliyorum...........Sevgilerimle..

Cuma, Mart 07, 2008

Damalı kek

İyi akşamlar canlarım..Bu gün misafirim vardı..Epeydir yapmadığım damalı kekim vardı ondan yaptım dün akşam..Tarifini kendim uydurmuştum asıl tarifi değiştirdimde yaptım..Siz kendi ölçünüze göre bir sade birde kakaolu kek hazırlayın..Yada hazır pastabanlardan alın..
Sizler için resimlemeye çalıştım biraz..Önce her iki kekten farklı boylarda daireler halkalar yani kesiyoruz..Kakaolu kekim daha çok kabarmıştı yüksek yerlerini düzeltmek için kestim..Bu tarifi yine sevgili Belgin'e gönderiyorum..Bu haftaki P.DÇ.S.E. 17 evsahibimiz kolay gelsin Belgin'cim..
Kekimizi servis yapacağımız tepsimize orta kek parçamızı koyduk muhallebisiyle yanlarını sıvadık.Diğer kekin büyük boyunu yerleştirdik yani bir sade bir kakaolu olarak parçaları muhallebiyle birbirine geçirdik..Birinci sıra bitince muhallebisini her yerine sürdük diğer parçalarıda birinci sıra gibi yerleştirdik..Dediğim gibi yüksek yerlerini düzelttim aynı boyda olsun diye..Tabi kestiğimiz parçalarıda yaparken yedik:))))
Kekin işlemi bitince kalan muhallebisini her yerine sıvadık..İnce olunca ben bir paket hazır çikolata sosu pişirdim birkaç dakika ılıtıp her yerine sürdüm..Sade keki ufalayıp gazete kağıdıyla kalp şeklinde süsledim çilekli krem şantiylede şekil verdim biraz..
Biraz oyalayıcı gibi görünsede çok hoş bir tadı ve görüntüsü olan bir kek oluyor yaş pastada diyebilirsiniz buna..
Hamurunda 3 yumurta,2,5 kahve fincanı şekeri iyice çırptım 1 kahve fincanı sıvıyağ ve süt karışımını ekledim 1 pakette vanilya koydum 4 fincan unla yarım paket kabartma tozunu çırpıp pişirdim..Kakaolusuda aynı ama 4 fincan unun içinde kakaosuda var..Kakaoyu ben kiloluk paketlerde alıyorum bir yemek kaşığı kullandım bu kek için..Buyrun sizi unutmadım uzatın tabaklarınızı..Poğaçamız,peynirli sembusek,kısır,haşhaşlı çörek damalı kek ve kuru kayısılı kuş üzümlü irmik tatlımız vardı..Hepsininde tadına bakın buyrun buyrun..

Kuru patlıcan ve fasulye türlüsü

Günaydın canlarım..Bu arada hepinize hayırlı cumalar dilerim.İki gündür pek takılamadım buralara..Evvelki gün kızımın ortodonti tedavisi için Diyarbakır'a gittik malum yol yoruyor ,insanı..Dünde benim başıma gelenler:(Dün sabah nerden bulduysam ciklet atıverdim ağzıma:)Aman epeydirde ağrıyan köprülü dişim bugün gideyim yarın gideyim derken protezi düştü..He hehehe ya yutsaydım kazayla:))şaka bir yana daha senesi dolmadı..Çürük olanın biri çekildi birinede dolgu yapıldı drun biri kanal tedavisi yapalım dedi biride diş sağlam dolgu yapalım dedi.Ama ben hiç köprü yapıldığından beri o tarafı kullanamadım demekki dişin altı hassasmış..Arada ağrırdı bugün yarın ertelerken dün düşmesin mi ! Ben başladım uğunup ağlamaya aman Allah'ım c.c. ne ağrı ne ağrı:(Öğlen hemen burda ağız ve diş sağlığı hastanesi var ona gittim..Dışarda kanal tedavisi yaptırın dediler nolur dedim uyuşturun şunu dayanamıyorum.Yanağımı ova ova bir hal oldum eşimin tanıdığı bir diş dru varmış hemen acil kanal tedavisi yapıldı aynı protez köprü tekrar takıldı..Ohh be dünya varmış dünden beri açım inanın:))))Az evvel kahvaltımı yaptım buraya geldim çayımda elimde ohh:)Artık köprülü tarafıda kullanabiliyorum yaşasın:))
Aman fazla uzattık değilmi destan gibi oldu:)))Şimdi gelelim asıl konuya pardon resmimize..Efendim bu resim kuru patlıcan&fasulye yemeği oluyor..Geçenlerde alışveriş yaptığım kuru bakliyatçıda gördüm böyle karışık bir çuval dolusu satıyordu onda biberde vardı..Dedim bu çuvaldakiler kuru sebze değilmi böyle türlü gibimi satıyorsunuz evet dedi satıcı..Hah aklımda şimşekler çaktı bende yaptım..Nasıl olsa taşına taşına eşyamın içinde kuru sebzelerim kırılmıştı..Size fikir olsun diye söylüyorum deneyin çok güzel oluyor ben kemikli tavuk eti kullandım..Önce türlü kuru sebzelerinizi haşlayın sonrada ayrı bir yerde tavuk eti yada kıyma,soğan kavurup salça ekleyin haşlanan sebzeleri ilave hafifçe sulandırıp bir taşım daha kaynatın..Buyrun size kuru türlüsü..

Salı, Mart 04, 2008

Patates pastası

Tekrar iyi akşamlar canlarım..Az evvelki tarifimizde resimlerin sırasını karıştırınca yeniden tarif eklemek zorunda kaldım..Hanipatatesi haşlamış suyunu süzüp ince bulgur eklemiş ve bulgurun yumuşamasını beklemiştim..İşte sıvıyağla biraz yoğurup köfteler yaptım..Kalan bulgurumuza bir küçük rondoyu dolduracak kadar kırmızı lahana çektim..Çekilmiş kırmızı lahanayla harcımızı tekrar yoğurdum yayvan bir cam kalıba hafif fırçayla yağlanmış poşet serip patatesli bulgumuzu iyice yaydım..İçine az miktar mayonezle hazırlanmış rus salatası ilave edip her yerine yaydım..Kenarlarda kalan patatesli bulgurumuzu garnitürlerin üzerini kapatacak şekilde döşedim.
Resimdede görüyorsunuz.
Veee papates pastamız huzurlarınızdaaaa:))) Poşetle beraber büyük bir tepsiye çıkardım üzerine sarımsaklı yoğurt döküp kırmızı biberli yağ gezdirdim..Nasıl görünüyor gerçekten pasta gibi değilmi:)))

Patates köftesi

İyi akşamlar canlarım..P.D.Ç.S.T. için bir tarif daha veriyorum sevgili Belgin'e..Kolay gelsin çok güzel tarifler gördüm sayfasında..Eveeett gelelim tarifimize biz yemeğimizi yedik..Yemeğimizde tabiki şimdiki tariflerimizde vardı..Başka kuru patlıcan ve fasulyenin türlü gibi yemeği vardı..Onuda göstereceğim size..Şimdi az evvelki haşhaşlı çöreklerimizi yazarken tarifimiz bekliyordu sırada..O arada patateslerini haşlamış ince bulgurunu eklemiştim bir müddet bulgurun şişmesi için..Göz kararı baştan tarif edeyim ben..4-5 adet orta büyüklükte patatesi kuşbaşı doğrayıp haşladım suyunu süzdüm sıcağı sıcağına ince bulgur ekledim..Bulgurun şişme hacmine göre ilave ettim tabi.Bulgurumuz şişti çok az sıvıyağ ekleyip yoğurdum birazını köfte yaptım üstüne yoğurt döküp yağ gezdirdim.

Servise hazır hali işte nasıl güzel görünüyor değilmi:)))

P.Ç.Ç.S.E.Haşhaşlı çörek

Merhaba canlarım..Bu haftaki P.Ç.Ç.S.E.17 için hazırladığım tarifim..Sevgili Belgin'e kolay gelsin..Şu an başka bir tarif hazırlıyorum mutfakta..Oturmuşken bu haşhaşlı çörekleri takdim edeyim dedim..Ben çok seviyorum haşhaşlı yapılan hamur işlerini.Hemen tarife geçeyim;
3 su bardağı sıcak süt,
yarım su bardağı yoğurt
yarım su bardağı sıvıyağ,1 tatlı kaşığı tuz,2 tatlı kaşığıda şeker
kuru maya ve unla yumuşak bir hamur yaptım..İki misli kabarınca hafifçe elimi yağlayıp hamurdan parçalar kopardım resimde gördüğünüz gibi uzatarak çekiştirdim..Çekilmiş(çamur gibi olanı) haşhaşı her yerine sıvadım dürdüm sonrada gül şekli verip tepsiye sıraladım..Resimdede görülüyor..
Çöreklerimizin pişmiş hali..Ben biraz aceleden büyük yaptım bunu yapıp dışarda çay davetine gidecektim herkes birşey yapıp götürecekti..Daveti veren bayan arkadaşımız haşhaşlı çöreği seviyormuş bende duyduğum iyi oldu deyip bunları yapıpta götürdüm..Serviste çöreklerimizi ikiye böldük siz biraz daha küçük yapın..Hadi sizlere afiyet olsun..Bende mutfağa gideyim:)))

Pazartesi, Mart 03, 2008

Günaydın ve bir sobe daha..

Günaydın arkadaşlarım canlarım hepinize güzel bol bereketli huzurlu bir hafta dilerim..Ben erkenciyim bugün az sonra kızımın toplantısına gideceğim nedense saat 9'taymış toplantı..Sizleri az dolaşayım derken baktım ki
htt
p://evorguisleri.blogcu.com/ arkadaşım beni sobelemiş.Geçenlerde sobelenmiş cevap yazmakta gecikmiş hemde arada unutmuştum..Bugün taze taze:)cevaplayıvereyim artık.
soru 1-:yemeyi ve yapmayı en çok sevdiğiniz yemek:
Yufkalı börekleri yapmayı çok severim yemeyi azalttım biraz:))ama genelde bütün yemekleri yapmasını severim..Bir isim daha verirsem kuru fasulye ayrılmaz ikilimiz yanına pirinç pilavı vede cacık eşim çok sevdiği için..Kuru fasulye yaptığım gün eşim beni daha çok seviyormuş öyle diyor:))))))Bende bazen tenceleri saklıyorum sonrada süpriz yapıyorum:))))
soru 2:evliliğiniz evlenmeden önceki beklentilerinizi karşıladı mı?şimdiki aklınız olsaydı yine evlenir miydiniz?
Tabiki karşıladı rahmetli annecim eşimin işi gereği gurbete çıkmamı istemedi ama nasip bulmuş galiba birbirimizi..Görücü usulü olmasına rağmen bir 18 seneye merdiven dayadık nice katlarına inşaAllah...amin.
soru 3:seçme şansınız olsaydı başka bir ülkede yaşamak ister miydiniz?(özgürlükler,gelir vb.sebeplerden dolayı)
Buna gerek yok ki önceki soruya devam gibi bu soruda..Eşimin sayesinde güzel Türkiye'min her yerini görme şansına sahip oldum yurt dışına gerek kalmadı..
soru 4:günün en çok hangi vaktini seversiniz,neden?
Sabah vaktini çok seviyorum.Sessiz ve sakin ,güne başlayan insanların o günkü rızıklarına kavuşma, işe koşuşturma,bana huzur veriyor..
soru 5:en son okuduğunuz kitap hangisi?tavsiye eder misiniz?tavsiye edebileceğiniz başka kitaplar var mı?
İkbal Gürpınar ve Doğan Cüceloğlu'nun birkaç kitabını okudum..Özelliklede Doğan Cüceloğlu'nun kitaplarını bütün ebeveynlere okumalarını tavsiye ediyorum..Adını hatırlamadığım birçok kitap okudum başlı bir kitabımdaha var evdi eşyaydı derken bu aralar fırsat bulamıyorum okumaya..
Evet bu kadar ben kimseyi sobelemezdim ama bugün aramıza yeni katılan sevgili Ferzan'ı yani
Monalisa'yı sobeleyeyim..Hem cevaplasın hemde sobeyi öğrenmiş olsun..

Cumartesi, Mart 01, 2008

Örgü Etkinliği-4 fırın eldiveni

İyi akşamlar canlarım..Örgü Etkinliği-4 için diktiğim fırın eldivenlerimi huzurlarınıza sunuyoruumm:)Tabi önce ev sahibemiz sevgili http://hayatimorgu.blogspot.comkolay gelsin diyorum.
Ben aslında başka birşey örmüştüm oda yarım kaldı bitiremedim bir türlü..Dünkü Derya Baykal'ın programında bu eldivenlerden görünce hemen bende yapayım dedim..Nasıl olsa çocukların ufak tefeğini dikmek için makinamı açmıştım..Hemen poşetlerimi karıştırdım nasıl bir kumaşım var diye..Baktım düz renk çarşaf parçası var arasınada mutfakta kullandığım temiz havlulardan az rengi eskiyenleri bozdum onu kullandım..Önce resimdeki gibi kumaş kestim gazeteyede kalıp çıkardım daha evvel.

Sonra diktim tersinden..Tabi çok kalın oldu düz tarafını kenarından az bir yeri açık bırakarak çevirdim.Bütün parçaları diktim.Bütün parçalar bitince iğneyle surfle yapar gibi birleştirdim..Çok kalın olmasaydı bütün parçaları tersten dikipte çevirmem gerekirdi ama yapamadım.

İştee böyle şirinmi şirin eldivenim oldu..Üst kısmınada kızımın tokalarından çiçekli boncuk diktim..Fesat şey söylendi bana birde niye alıyorsun diye:)))


Ayrıca ben bu eldivenleri eklemek için çok düşündüm..Ama Hatice'ye verilmiş bir sözüm vardı sözümde durmam gerekir mutlaka..Dün öğrendiğim bir olaydan sonra o üzüntüyle bloguma ara vermeyi bile düşündüm:(
Biliyorsunuz ben ev değiştim ev değişmeden önce yazdığım bir yorum yanlış değerlendirildi tabi sonrada benim 15 gün kadar netim yoktu takip edemedim blogları..
Ama dün gördümki hakkımda çok saptırılmalar olmuş hakkımda yanlış değerlendirmeler olmuş bile bile yazılmış şeyler:(((Hani derler ya çok okuyan değil çok gezen bilir diye sanırım birçok insanla tanışmak onların şivesini kapmak yada benim kendi deyimimle Yaradanın beni yarattığı şekilde görünmem davranmam bir çırpıda ters dönüverdi tepki yaptı..Yanlış algılandı artık muhabbet amaçlıda olsa kimseye çabuk kanmayıp samimi olmamayı öğrendim..
Hiç bir zaman kendimi aklamaya çalışmadım kimseyede açıklama yapma gereği duymadım.Neyse artık dal kırılmıştır bir kere yapıştırsan ne çare:))))
Hadi bakalım siz söyleyin nasıl buldunuz fırın eldivenlerimi.......

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...