Pazar, Eylül 28, 2008

NİCE BAYRAMLARA


NİCE BAYRAMLARA
Bir bayram sabahı olsun
İçindeki çocuğun sesini dinle
Bırak kinlerin, küskünlüklerin solsun
Sesin neşesinde hüzünlü gönüller coşsun...
Gözünü açmakla kapamak arası hayat
Bitmez insan oğlunda kavga ne bayat
Bilmeyiz sevdiklerimizin değerini
Germeyiz hiç kol kanat
Hakkını vererek yaşayabilmek tam bir sanat...
Mutluluk, neşe saçtınız
Hakkını verebildiğimiz nice bayramlara...
***********
İbrahim Ethem Bingül....

**
Arkadaşlar bazı blogspot sayfalarında yönlendirme gibi sayfa sayfayı açan virüse benzer iletiler çıkıyor...Bilginize.....

Cuma, Eylül 26, 2008

Tatlı;Zümrüt yayla

Merhaba hepinize..Mübarek Kadir Gecenizi tekrar kutluyorum..Allah c.c. dualarımızı kabul etsin etsin nice mübarek gecelerde buluşmak nasip etsin inşaAllah..Amiinn..
Benim iftara misafirim vardı.Bugünde hem salonun şeklini değiştim.Hemde yemek hazırladım..Bir mutfak,bir salon arası mekik dokudum yani:))
İftar için,
Ezo gelin çorba,
Hünkar beğendi,
Bostana,
Pirinç pilavı,
Kızarmış tavuk baget,
İftariyelikler,
Humus
Tatlı olarakta gördüğünüz zümrüt yayla..
*
Ben size zümrüt yayla tatlısını tarif edeceğim..Bu tarifi Ayşe Tüter tvdeki programında yapmıştı..İçine bir miktar çekilmiş antepfıstığı eklemişti..Bir tutamda üzerine serpmişti benim yoktu ben ceviz içi ekeledim..
Tarif 2 su bardağı sütleydi ben aynen yaptım çok az oldu hemen aynı ölçüden tekrar yaptım..Size 1 litre sütle yaptığımı yazayım eğer kalabalıksanız anca yeter..Bize tam 8 kase oldu..
*
1 litre süt
2 yemek kaşığı pirinç unu
2 yemek kaşığı un
1,5 su bardağı kadar toz şeker
40 gr.margarin
6 adet kivi.
**
Bütün malzemeyi muhallebi gibi pişiriyoruz..Altını kapatıyoruz..Kivilerimizi rondoda püre haline getiriyoruz..Muhallebiyle karıştırıyoruz..Kaselere boşaltıp dolaba kaldırıyoruz..İstediğimiz malzemeylede süslüyoruz..
Benim kivilerim az geldi..Dahası tarifi aynen uygulayınca iyiydi yeşildi ama 3 kase anca oldu..Aynı ölçüden tekrar yapınca haliylen kivim az oldu yeşil rengi açık göründü.Siz 1 litre süte 8 kivi koyabilirsiniz..
Dondurma tadında değişik ve hoş bir tadı var..Deneyin beğeneceğinize eminim..
Hepinize sevgiler saygılar vede hürmetler..

Kadir Gecemiz Mübarek olsun

Bin aydan daha hayırlı olan Kadir Gecesi bugün idrak edilecek. Kadir Gecesi için bir mesaj yayınlayan Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Bardakoğlu, şiddet, terör ve savaşın bir an önce bitmesi için dua çağrısı yaptı.
Kadir Gecesi için bir mesaj yayınlayan Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Bardakoğlu, “Bütün insanlık için korku, endişe, ümitsizlik ve acı veren, masum insanların ölmesine ve yaralanmasına sepep olan her türlü şiddet, terör ve savaşın sona ermesi ve bunların yerine adalet, sevgi,barış ve hoşgörünün alması için dua edilmesini” istedi.
Mesajında sahur ve seherin bereketini, iftarın paylaşma hazzını, teravih çoşkusunu ve “ben oruçluyum söyleminin” önemine dikkat çeken Bardakoğlu şöyle devam etti:“Kadir Gecesi, bir olan Yüce Yaratıcının varlığını ve birliğini tanıtan, tefekkür, bilgi ve davranış arasında bağ kurarak bizlere tutarlı bir hayat çizgisi getiren, inanma ve yararlı iş yapmayı kalıcı mutluluğun ve kurtuluşun anahtarı kılan Yüce Kitabımız Kur’an’ın indirilmeye başlandığ, esenlik ve güvenliğin her tarafa yayıldığı, sema kapılarının açıldığı, dua ve tövbelerin kabul edildiği kutlu bir gecedir.
Kadir Gecesi son ilahi kitap Kur’an’la insanlığı buluşturan bir başlangıçtır. O Kur’an ki, hesabı tutulamayan bir hazine, herkese en doğru yolu gösteren daimi bir ışıktır. O’nun taşıdığı değer ve içerdiği anlamlar, koyduğu evrensel ilkeler tazeliğini ve canlığını her zaman korur.”
Kadir Gecesi’nin “geçici hevesler ve sonu gelmez emeller peşinde bir koşuşturma içerisinde geçen hayatımızda bize bir soluklanma, durup düşünme, iç dünyamıza dönüp geçmişimizin bir muhasebesini yapma” fırsatı sunduğunu ifade eden Bardakoğlu, şunları söyledi:“Tövbe işlediğimiz hatalardan dolayı Yüce Mevla’nın huzurunda mahcubiyet ve pişmanlık duyma, günahlara bir daha dönmemek üzere yüz çevirme, hayatımızda yeni ve tertemiz bir sayfa açmaya karar verme demektir. Dua ise yalnızlaşan insanın sonsuz kudret sahibi olan Allah’ın azameti karşısında aczini kabullenmesi, O’na sığınması, ne isteyecekse O’ndan istemesidir. Hz.Peygamberin ifadesiyle dua, rahmet kapılarının anahtarı, kulluğun ruhu ve ibadetin özüdür. Allah Resulü, faziletine inanarak ve sevabını da yalnız Allah’tan umarak bu geceyi güzel amellerle geçirenlerin geçmiş günahlarının bağışlanacağı müjdesini vermiş (Allah’ım sen affedicisin, affetmeyi seversin, beni de affeyle) diyerek dua etmemizi tavsiye etmiştir.”
Kadir Gecesi’nde mükafatların sınırsız olduğunun altını çizen, Bardakoğlu, “İyi ve güzel davranışlarımızın çoğalıp kötü davranışlarımızın azalmasını, dinimizin hakkında sağlıklı ve doğru bilgimizin artmasını, sürekli, dengeli ve kuşatıcı bir dindarlığa sahip olma şuurumuzun yükselmesini aramızdaki sevgi ve bağışlamanın hepimizi kucaklamasını Yüce Allah’tan dileyelim” dedi.
Bardakoğlu “bütün insanlık için korku, endişe, ümitsizlik ve acı veren, masum insanların ölmesine ve yaralanmasına sepep olan her türlü şiddet, terör ve savaşın sona ermesi ve bunların yerine adalet, sevgi,barış ve hoşgörünün alması için dua edilmesini” istedi.
*............Alıntıdır................
Bütün İslam Aleminin Kadir Gecesini kutluyorum..Allah c.c. dualarımızı kabul etsin..Amiinn..

Çarşamba, Eylül 24, 2008

Sobe yeniden :)

Merhaba hepinize..Bu sefer sobelerle ebelerle gidiyoruz bakalım..Galiba fazla saklanamadık bu seferde Sevgili Derya'cım benii evde en çok nefret edilesi durumlar konusuyla sobelemiş..
Valla bayıla bayıla yazacağım acımı çıkaracağım bu konuda..Hatta Sevgili Pelin'de bu konuda sobe cevaplamıştı onada birkaç ekleme yapmıştım ben..Şimdi gözümün önüne getirip oda oda anlatacağım..Biraz uzun olacak amaaa:)))
***
*Mutfakta tezgahta hiç bitmeyen kahve,karpuz suyu çay gibi lekeler
*Ve tabiki buna sebeb tezgah başında ayakta yemeler elleri kupalı ev içi turları
*Çöpe atılmayan o kabuklar
*Çocukların evi dört dönen kitapları
*Kaybolan kumandalar,ortalıkta cep telefonları kullanılmayanlar bile
*Kaybolan foto makinası,telefonların takılı kalan şarj aletleri
*Salonda okul çantaları
*Evin en ücra köşesinde bile tur atan su bardakları hatta dış kapının eşiğinde bile
*Eşi kaybolmuş çoraplar
*Ters çıkarılmış kıyafetler
*Kızımın salonda,balkonda,odasında vede banyoda gezintiye çıkan tokaları
*Bitmeyen wc ve banyo temizliği
*Bozulan üstünde atlanıp zıplanan yatak örtüleri
*Çöpe atılmayan kağıt parçaları
*Tvnin sesinin fazla açılması
*Buzdolabının önünde ayakta su içmeler
*Dolapta katlanmışların altüst olması
*Aaaa evet tam unutmuştum Sevgili Yosunbuka'cığımın hatırlatmasıyla aklıma geldii..Evde ayçekirdeği yenmesi.Ne kadar örtüde sersem elleri üstleri hatta saçları bile çekirdek kırıntısı olur..Ehh babaları hastası o alıyor çocuklarla yiyor..Temizliği bana düşüyor..
**
Ehhhh şöyle hayalimle canlandırdım..İlk aklıma gelenler bunlar..Hıncımı çıkardım..İçişleri bakanlığından istifa etmek istiyorum..Kimse bana maaş vermiyor yardımda etmiyor..Dilekçemi verdim kabul etmediler..
Şimdide sizinde zevk alarak cevaplayacağınızı düşündüğümden bu sefer listeye bakıp kimleri sobelediğimi yazayım..
Hadi hanımlar pamuk eller tuşlaraaa......Fundaaa,İclaaalll,Ferzaannn,Ranaaa,Arzuuuuu...
**
Not:)Yazdıklarım sadece sobe oyununa katılmak içindi..Tabiki hayatımdan elhamdülillah hiç bir şikayetim yok..Biliyorum ki bütün arkadaşlarımda böyle düşünüyordur..Bunlar hayatın tadı tuzu ehh arada o kadarcık sitem olacak değil mi:))

Salı, Eylül 23, 2008

Humus

Merhaba hepinize.Geldim yine geldim hemde elimde lezizmi leziz humus tabağıyla..Hep alışmışız çeşit çeşit salata yapıyoruz..Yok cacıktı yok kompostoydu..Arada bir değişiklik yapalım değilmi:)
Bende bazen bakıyorum erzaklarıma ne var ne yok diye..Kimisi bez keselerde kimisi kavanozlarda kimisi ufak tefek poşetlerde.Niyeyse pirinç ve toz şeker hep yenileniyor..Gerek kuru fasulye gerekte nohut yada mercimek gibi bakliyatlar pek tüketilmiyor..Hadi diyeceğiz ki yaz günü kışlık bakliyatmı yenir..Eeee ne yiyeceğiz bir gün taze fasulye,bir gün biber dolması birgün patlıcan aman can can ...Demek istediğim bakliyatı niye sadece yemeği için kullanıyoruz..
Bende bu düşüncemi dün harekete geçirdim.. Hemde o kocaaa nohut kavanozum boşalsın en azından midemize girsin dedim:))Bu sefer üşenmedim ama :) Ne açıksözlüyüm dimi:) Humus yapayım arşivimdede dursun dedim..
Tarifim ve anlatımım tamamıyla orjinaldir..Bana özeldir hiçbir katkı maddesi yoktur :))El ayarı göz kararı diyebilirim kısacası..Damak tadınıza göre malzemelerde çoğaltma yapabilirsiniz..Mesela kimyon ve sarımsağı tahini çoğaltabilirsiniz..Bana güzel gelen size az yada çok gelebilir..Sade nohut miktarını yazıyorum ben..
**
1 büyük boy ( ki çeşit çeşit bardaklar var ) su bardağı kuru nohut
kimyon,zeytinyağ,1 büyük diş sarımsak,bir miktar tahin,yarım limon suyu üzeri içinde eritilmiş tereyağlı kırmızı biber...
Nohut bir süre ıslatılır.Haşlanır.Ben düdüklüde pişirdim süresinide hatırlamıyorum..Nohutumuz iyice pişmeli yumuşacık olmalı ki ezebilelim..Ben büyük rondomda iyice ezdim..Birazda tahta kaşığın alt tarafıyla limon suyunu,kimyonu iyice ezilmiş sarımsağı ekleyerek ezmeye devam ettim..Damak tadıma göre tahin ilave ettim..Dediğim gibi humusta ben sarımsak ve tahinin tadını kimyonunda kokusunu hissetmeyi seviyorum.....Damak tadımı buna ayarlıyorum.
İyice ezilmiş humusumuzu kayık bir tabağa yerleştiriyoruz...Tereyağını eritip biberinide hafif yakıyoruz üzerine gezdiriyoruz..
Veeee müthiş final humus mideye inmeye hazır..Haydi sizde deneyin..Arada bir değişiklik olsun..
Hepinize sevgiler,saygılar,hürmetler efem:)
**
Not:Benim tahinim kavrulmuştu..Tahini alırken dikkat edin kimisi açık renktir o biraz çiğsi kokar..Ben onu sevemedim nedense ama mecbur kalınca alıyorum tabiki.Humusumdaki kavrulmuş tahin.Buda az koyu renkli tadı daha güzel..Babacığıma geçen Antalya'dan gelirken söylemiştim bana kavrulmuşunu getir diye..Oda saolsun kocaman bir petin içinde ( bidon diyoruz ) getirmişti.Orda üretim yerinden fazla miktarda almak mümkün..Sayesinde bol bol kullanıyorum böylece..

Pazartesi, Eylül 22, 2008

Sobe :)) sobe :)))sobeeee:)

Merhaba canlar..Sırada sobemiz var..Tarife ara verdik biraz:) Ferzan bacımoy aynı konuda sobelemişti.Bende ona geçende sobeledin dedim..Ben sevdiklerimi sobeliyorum dedi...Acaba bütün sevdiklerim beni sobelese aylar yıllar geçer ben burdan kalkamazdım herhal:)) Sevilmek çokkk güzel tabiki.Sabah turumu atarken tesadüf Neslihan'cığımın beni sobelediğini gördüm..Dedim kalkmadan az ve öz yazayım..Bakalım nelermiş sorular..
**
1:)İsminiz.?
Nur@y
2:)Nerelisiniz:?
Baba Erzurum'lu rahmetli anneciği Antalya'lı =doğma büyüme Antalya'lı :)
3:)Yaşadığınız yer:?
Mardin
4:)Mesleğiniz:?
İçişleri bakanı :( nam-ı diğer evhanımı )
5:)Hobileriniz:?
Saymakla bitmez..Her işe el atarım..Ehhh üstesindende gelirim elbet:)
6:)Evlimisiniz:?
Bu sorulurmu demeyeceğim eşim elini çabuk tuttu aldı beni. 19 senedir diyardan diyara geziyoruz:)
7:)Kaç çocuğunuz var:?
3 azılı daltonum var.Birbirine ezeli düşman..Bakalım bir gün barışırlar diye bekliyorum..Tam sağ tarafta profilimde isimleride yazıyor :)
8:)En sevdiğiniz yemek:?
Görüntüsü güzel her yemeği severim.Sıralarsam içli köfte,börek türleri,iskender kebabı,börülce
9:)En sevdiğiniz tatlı:?
Sütlü tatlılar tercihimdir.Kazandibi,güllaç gibi.
10:)Sevdiğiniz müzik türü:?
Kulağıma hoş gelen geneli duygulu halk müziği ağırlıklı fantazi..
11:)Nerelere gitmek istersiniz:?
Gitmek görmek istediğim yerler saymakla bitmez.Yurt içi yurt dışı farketmez.Vatanımın her karışı çok güzel..Ama İtalya kentlerinide çok merak ediyorum neden olmasın:)

***
Ben kimseyi sobelemiyorum..Birbirimizi tanımak güzeldi..İsteyen gönüllü cevaplasın..
****
Ayfer ablacım nasılsın..Yorumlarını görüyorum haberim var reçellerinden..O arıların iğnesini sökerim ben senin canını yakmışlar:)
Ellerine sağlık ablacım afiyetle yiyesiniz inşaAllah bizde pek reçel yenmiyor.Çocuklar geneli peynir ve süt ürünlerine ağırlık veriyor..Çok öpüyorum seni kendine iyi bak....

Pazar, Eylül 21, 2008

Boşnak böreğine buyrun

Merhaba hepinize mutlu pazarlar diliyorum..Mübarek Ramazan ayının son günlerini yaşıyoruz..Mutfağımızdan bereket kalbimizden sevgi eksik olmasın..Her güne leziz değişik yemekler hamurişlerini yapmaya çalıştık..
İşte size birkaç gün önce tvde Ayşe Tüter hanımefendinin yaptığı BOŞNAK BÖREĞİMİ getirdim..Bizzatta resimledim size kolaylık olsun diye..Resmimiz servise hazır hali..Ben hafif sıcakken daha çok seviyorum börek türlerini.Tepsinin birazını sarımsaklı yoğurtla hazır beklettim..Diğer yemekleri bırakıp böreğe saldırdık..Kızım habire masaya servis yaptı..En sonunda 4 taneciğini saklayıp çaya çağıran komşuma götürdüm:)))
Birbirinden lezzetli tariflerin toplandığı Ramazan Etkinlikleri 2'nin son hafta ev sahibesi sevgili
Ayşegül 'ün evsahipliği yaptığı etkinliğe gönderiyorum bu leziz böreğimi...Mutlaka gidin görün haberi olan olmayana haber versin davet beklemeyin tarifinizi sizde teklif edin..Birbirimizden görüp öğreneceğimiz daha çok şeyimiz vardır diyorum..
Uzatmayalım hemen tarife geçelim..
**
1 kg yufka................benim 6 taneydi.
500 gr kıyma.................ben 400 gr kullandım
1 büyük soğan + baharat
1 su bardağı su
1 su bardağı soya yağı
**
sarımsaklı yoğurt.
Tam takip edemedim ama galiba ara harcında sadece sıvıyağ kullanıldı..Ben bunu ağır olmasın diye yarıyarıya su ve sıvıyağ olarak değiştim.Çiğ kıymamızla incecik kıyılmış yada rendelenmiş soğanımızı iyice karıştırıyoruz.Ön hazırlık tamam başlıyoruuuzzzz...

Yufkamızı düz bir zemine seriyoruz..Su + sıvıyağ karışımızla yufkamızı ıslatıyoruz..Tam ortasına uzunlamasına çiğ kıymamızı koyuyoruz..


Yarım olacak şekilde kıymanın üstüne bir kenarını kapatıyoruz.Üst kısmıda hafifçe ıslatıyoruz.
Yavaşça rulo yapıyoruz..Köşeli tepsiye kol böreği şeklinde değilde uzunlamasına yerleştiriyoruz..Düzgün olacak şekilde dilimlere bölüyoruz.Tarifte sadece en üste yağ sürülmüştü yoksa banamı öyle geldi tam takipte edemedim ama ben kalan su+sıvıyağ harcıma 1 yumurta sarısı ekleyip böreğimin heryerine sürdüm..Fırında nar gibide kızarınca çok güzel oldu..Servise sunarken sarımsaklı yoğurt döktüm üstüne..Bir tavsiye sadece yiyeceğiniz kadarına yoğurt dökün..Gerektikçe ilave yaparsınız..Yoğurtlu bekleyince yumuşuyor hemen..Ben hafif sıcakken seviyorum börek türlerini...Fırındada nar gibi kızarınca nefis olmuştu..Tepsinin önce yarısını yoğurtladım..Fakat başka yemek olmasına rağmen biz böreğin başına toplandık..Tepsi full bitmeye yakın 4 dilimini çaya çağıran komşuma ayırdım..
Üstteki tepsiden hepinize birer dilim ikram ediyorum..Afiyet şeker bal olsun sevgilerimle...

Cumartesi, Eylül 20, 2008

Kaşarlı patlıcan mezesi

Merhaba canlarım..Sizleri iki gündür ziyaret edemedim..Yönetim panelinde sorun vardı..Otomatik girişlerden çıktığım için yorumlarda zorlandım..Kendi yorumlarımı panelde göremedim bir arkadaşa bakması için rica ettim oda onay verdi.Niye bende görünmüyordu bilemedim..
Bu gün düzelmiş hemen size gördüğünüz patlıcanları tanıtayım dedim..Hani geçen Antalya'da yaptığım kaşarlı patlıcanlar vardı önce kızartmış sonra fırına sürmüştüm.Birde onlar bostan patlıcanıydı bunlar normal patlıcan...Bunları tost makinesinde cızbız yaptım sonrada kaşar dilimleriyle fırına sürdüm..Çerez gibiydiler severek yedik tabiki.Yağda olana göre daha hafifti..
Resimde karışıklık oldu burda makinede cızbız yaparken görülüyor..Üst resimde fırından çıkmış haliyle.En kısa zamanda ziyaretlerimi telafi edeceğim..Bugünlük hoşgörün..Bu gün pazar var ayrıca hatfa sonu yoğunluğu alışveriş vs.
Hepinize sevgiler sunuyorum.

Cuma, Eylül 19, 2008

Tavuk suyuna çorba

Merhaba hepinize..Cumanız mübarek olsun diyorum..Gönlünüzden sevgi yüzünüzden gülümseme sofranızdan bereket eksik olmasın..Çorbayla devam ediyoruz tariflere..Hemde uyduruk bir çorba..Tarifi vermeden önce resimde gördüğünz şehriyenin burda her yerde satıldığını söylemeliyim..Daha önce başka yerlerde görmemiştim..Denemek için aldığımda büyük kolaylık olduğunu gördüm..Mesela pilav yaparken sadece pirinçi hafifçe yağda kavurup gördüğünüz şehriyeden bir tutam atıp pilavımı sulandırıyorum...Büyük rahatlık şehriyeyi kavururken yakma sorunuda yok böylece .)))
Sizede göstermek istedim öncelikle..Tel şehriyeyle gördüğünüz şehriyenin pilavını demliyorum..Biri sade biri esmer değişik bir görüntü ve lezzet oluşuyor..
Geçen gün tavuk suyum vardı fazladan..İftarada 20 dakika falan var..Alışmışız çorba illaki olacak..Hemen acele çorba yaptım..
***
2 tepeleme yemek kaşığı un
1 türk kahve fincanı soya yağı
2 büyük kepçe kaşığı dolusu yoğurt
1 çay bardağı esmer şehriye
ve bir miktar tavuk suyu
***
Unla yağımı kavurdum..Kesilmemesi için altını kapadım..Bu arada hemen yoğurdumu iyice çırptım..Yoğurdu çorbanın suyuyla az az alıp una karıştırdım..Tekrar altını açtım..Şehriyemi ekledim..Kaynayasıya kadar karıştırıp birkaç dakika daha özleşmesini bekleyip altını kapadım..
Serviste yerken bol limon sıkıp karabiber ektim..İnanın kendim bile çoookk beğendim..Artık adını un çorbasımı yoğurt çorbasımı yada et suyu çorbamı diyeyim bilemedim:))
Aynı çorbadan aynı ölçülerle dün tekrar yaptım..Bize tam 5 porselen yemek tabağı dolusu yetiyor..Miktarını siz kendinize göre ayarlayabilirsiniz..Deneyin eminim beğeneceksiniz..

Çarşamba, Eylül 17, 2008

Kremalı*hindistan cevizli güllaç

Merhabalar iyi akşamlaaarrr:)) Biz iftarımızı açtık tatlımızıda yedik..Az sindirelim değil mi:)) Bu günkü menümüzde tavuk suyuna çorba,hünkar beğendi salata ve turşu vardı..Bizden komşumuza ondanda bize gelen yemeklerle masamız hayli zenginleşti..Biraz fazlamı kaçırdım ne ağırlaştım iyice:)))
Tatlımız tatlımızz güllacımız..Kremalı ve hindistan cevizli güllacım...Hemen mutfağı öylece bırakıp size ikrama geldim..Ben kısaca anlatayım..Güllaç yapımının kolaylığı ve damak tadına uygun çeşitlemeyle zenginleştirilen harika bir tatlı..
***
Benim güllacım 400 gr.lıktı..11 adet yaprak vardı içinde..Aşamalarıyla yazıyorum hemen..
***
Bu arada bir küçük paket trakya birlik süt kremasıyla
1 çay bardağı hindistan cevizini
***
iyice birbirine yediriyoruz..Bir kenarda bekletiyoruz iç malzememiz olacak.Ben kaymak bulamadım süt kreması kullandım.
**
1 lt.sütte 1,5 su bardağı sütü ısıtıyoruz şekerimiz erimiş olmalı içinde..

Güllaç yaprağının sığacağı bir tepsi içinde yaprağımızı sıcak sütle ıslatıyoruz..

Önce bir kenarını ortaya doğru sonra diğer tarafınıda onun üstüne kapatıyoruz..Kenarından hafifçe kaldırıp alt kısma bir kase koyuyoruz..Ben kaseyi nadir kullanıyorum..İç malzememizi bir yemek kaşığı kadar güllacımızın tam ortasına koyuyoruz...Elimle zarf gibi kıvıra kıvıra sarıp kat yeri alta gelecek şekilde tepsime yerleştiriyorum..
1 litre sütümüz 11 güllaç yaprağımıza yeterli geliyor..Tencerede kalan sütü yerleştirme işi bitince güllaçların üstüne döküyoruz..Dolaba kaldırıyoruz...Soğuyuncada damak tadınıza uygun süslemeyle servis yapıyoruz...Servise bitmiş hali en üst resmimiz oluyor...
***
Bu nefis güllacımı İftar bereketi etkinliği 2 evsahiibi Sevgili Gülcan'a gönderiyorum..Uğrayın neler var neler..Sevgiler,saygılar,selamlar,hürmetlerle............
***
not:))Güllacın yapım aşaması sona erince dolaba kaldırmadan önce birkaç damla gülsuyunu kolonya döker gibi serpiyorum..Çok değil birkaç damla....Ben gülsuyunu seviyorum güllaçta..İsteyen kullanmayabilir..Damak tadınıza kalmış birşey...

Lezizmi leziz taze fasulye

Merhaba canlarım..Dün akşamki menümüzde taze fasulye vardı..Hayatımda yediğim en leziz fasulyeydi inanın..İnanın doğru söylüyorum Mardin'e geleli doğru dürüst fasulye yiyemedik:((
Burda fasulye hafif yassı ve tombul gibi.Tamda kılçık deposu her bıçak hamlesinde kılçık uzayyyııpp gidiyor:(( her ne kadar temizlesemde ağızda ip gibi dile geliyor ya hiç sevmiyorum işte orasını..birkaç kerecik markette azda olsa sevdiğimiz cinsleriyle hasret giderdik..
Birkaç aydır cumartesi günleri evimin yan sokağına pazar kuruluyor..Öyle batıların pazarı gibi değil aslada..Markete göre sebze meyve inanılmaz ucuz ..Yine geçen cumartesi günü pazarda dolaşırken tabağımı süsleyen :) fasulyeler bana çuvalın arasından gülümseyerek bakıyordu..Tabi hemen dikkatimi çekti.Baktım şöyle bir güzel görünüyor dediğim gibi türdende değil..Ohhhh :)) nihayet fasulyeme kavuştum kış için kurutabileceğim..Yada domatesle az kavruklayıp deeprezeme atabileceğim:)))
Satıcı köylümüz buralıymış bir köyünden..5 kg fasulye aldım..Pazar günü serdim kurusun diye sofrabeziyle balkona..Akşamları kapatıyorum ki toz fırtınasına kurban gitmesin:((
Ehhhh Nuray :)) anladık alt tarafı bir fasulye..Bu kadar anlatacak ballandıracak neyi var fasulyenin der gibisiniz..Yookkk asla öyle düşünmeyin n'olur..İnsan sevdiği şeylerden mahrum olunca ona olan özlemi artıyor..Ben fasulyemi buldum aldım kurutmaya koydum dün akşamada yemeğini yaptım..Dedim ya hayatımda yediğim en leziz fasulyeydi.Katkısız ve doğal olmasından sanırım..Yada özlediğimden..
İftar sofrasında bir yandan aç yemek için sabırsızım kıza fotosunu çek diyordum..O arada Oğuzhan daltonum elindeki tabağın suyunu halıya dökmezmi sil babam sil :(( Neyse İstediğim gibi foto alamadım:(( 30 kusur foto içinden anca bunu seçebildim..Benim fasulye destanım bitmezzz uzar gider valla:))
Acele nasıl yaptım onuda yazayım baride son noktayı koyayım:))
**
Tenceremize sıvıyağ konur.
Soğan yemeklik doğranır.
İki büyük domates yemeklik doğranır.
yıkanıp ayıklanmış fasulyede konulur.
en üste bir yemek kaşığı karışık salça konur
iki top kıyma konur
düdüklümüzün altı kısık kapağı kapalı ama düdüğü inmemiş bir halde bir 10-15 dakika buharda pişirilir.Kapak açılır karıştırılır göz kararı su konur kapak kapanıp fıışşşşşşlayınca :) altı kısılıp düdük indirilir.Çok fazla değil hemen 8 yada 10 dakika sonra altı kapatılır.Beklenir kendi kendine havası çıkarılıp açılır..Bizim gibide afiyetle yenir:)))
**
Dedim yaa gülmeyin diyee..Alt tarafı fasulye anladık iştee:))

Salı, Eylül 16, 2008

Pekmezli un helvası

Merhaba size resim dosyamın bir köşesine saklanmış un helvamla geldim..Tatile gitmeden yapmıştım eklemek bu güne kısmetmiş.
Yalnız ölçümü gözkararı yazıyorum, sadece unum 1,5 su bardağıydı..Önce unumu kuru tavada kavurdum..Rengi biraz dönünce sıvıyağ ekledim..Birazda öyle kavurdum..Un hafifçe kendini bırakıyor..O zaman yarım su bardağı kadar şeker ekleyip iyice una iyice yedirdim..Arzuya bağlı isteyen tam 1 bardak kadar şeker koyar..Ben yarım su bardağıda üzüm pekmezi koydum..Sıcağı sıcağına kayık bir tabağa döküp kaşığın yanıyla balık sırtı şekil veriyordum.Bu sefer yuvarladım..Yanınada kuru kayısı,üzüm,lokum gibi şekerlemeyle servis yaptım.

Pazartesi, Eylül 15, 2008

Bulgurlu çorba & kuru üzüm+kayısı kompostosu

İyi akşamlar hepinize..Bir mübarek ayı daha yarıladık..Hep korkardım günler uzuyor dayanamam belki diye ama Allah c.c.'nin yardımı olunca dayanıyoruz..Açlık değilde acaip susuyorum..Hele çeşmede akan suyu gördükçe kana kana içesim geliyor:)) Sabreden derviş iftara suyu içermiş deyip sabrediyoruz işte...
Gelelim çorbamıza makinamızın şarj aletini bulduk..Bulduk ama benim öyle ahım şahım çekecek yemeğim yok ki:)Bu gün ne pişireyim diye düşünürken aklıma buğday çorbası geldi.Buğdayım yokmuş son anda iri bulgurla gördüğünüz çorbayı yaptım..Bol ekşili ve karabiberli nefis olmuştu..
*****
1 adet orta boy yemeklik doğranmış soğan
Minik doğranmış 2 yeşil biber
3 olgun domates
1 yemek kaşığı kadar karışık salça
haşlanmış tavuk ve suyu
yeteri kadar iri bulgur
**
Soğan ve yeşil biber sıvıyağda az kavrulur..Salça eklenir birkaç kere çevirilir..Rondoda çekilmiş domates eklenir.Bulgur eklenir.Tavuk suyuyla göz kararı sulandırılır..Bulgurun şişme hacmine göre sulandırılır..Ben altını bir 10 dakika evvel kapatıyorum ki kendi sıcağındada bekleyince daha çabuk şişiyor..Servistete bol limon ve karabiber eşliğinde afiyetle yenilir..
Not:) Ben didilmiş tavuk etini isteyenin tabağına ekledim..Çocuklar eti içinde sevmiyor..

Ve kuru üzüm & kayısı kompostomuz..Yada hoşafmı :) Hep karıştırmışımdır..Biri taze meyveden biride kurulardan olur ama neyse :) Kompostomuza birkaç karanfil tanesi ekledim..Pişincede bir çimdik kırmızı gıda boyasıyla renklendirdim..Suyunun bulanık gibi olmasını istemiyorum..Böyle görüntü daha güzel oluyor..Üzümlerimiz bacım Ferzan 'dan kayısılarda kendimden..Orjinal Malatya'dan yani:)Eşim geçen o taraflara gittiğinde getirmişti.

Cumartesi, Eylül 13, 2008

Patlıcan salatası

Canlarım merhaba..Serin seriiinn esen Mardin'den selam olsun hepinize..Bana moral veren bütün arkadaşlarıma duyarlılıkları için tşk ediyorum..Allah c.c. razı olsun hepinizden..Amiin.
Elimden geldiğince yazan arkadaşlarıma iadelerime devam ettim..Arada gelemediğim unuttuğum varsa hoşgörsün.
Şimdide gelelim salatamıza..Makinanın şarj aletini kaybettiğimizi söylemiştim..Mübarek koca ev miniminnacık alet nerdee kimbilir:))) Ev ev değil savaş alanı:)) Neyse yeni resim çekemiyoruz yaa dosyadan bir foto buldum..Epey öncelerden kendileri patlıcan salatası oluyor..Nasılmı oluyor :))
Birkaç adet patlıcan
biber,soğan,domates közlenir incecik kıyılır..Maydanoz eklenir.
Sarımsak iyice ezilir zeytinyağ eklenir..
Hepsi karıştırılır işlem bitincede yenilir:)) Hazırlayanada ellerine sağlık denilir..
Sevgiler saygılar hürmetler benden size..
.........
Not:) Kiana isimli arkadaşımın linkini bulamıyorum..Bilenleriniz bana verirse kendisine ulaşmaya çalışacağım..Kendisine tşk ediyorum bana desteği vede duyarlılığı için..Tekrar bekliyorum..

Cuma, Eylül 12, 2008

Rahmetli anneciğimin 4.cü ölüm yıldönümü:(((

Merhaba hepinize..Hayırlı cumalar dilerim..Bu gün benim hayatıma damgasına vuran tarihlerden biri..12 eylül..Hatırlayanlarınız elbetteki o tarihi bilir 80-81 yıllarında ben ortaokul 1.e gidiyordum..Yurt genelinde sıkıyönetim ilan edilip ordu yönetimi ele aldı..Ve ailem beni sırf bu dönemin olayları yüzünden okul hayatımı yarıda kesti..Hala içimde kanayan bir yaradır okuma aşkı..Okumanın öğrenmenin yaşı yok ama ;Ağaç yaşken eğilir sözü misali yaş geçince insan kolay öğrenemiyor:(( Her şey zamanında yaşında öğrenilmeli..
Bir tarih daha 12 eylül...Hiç sevmediğim sevemediğim bana hayatımın en büyük dönemine nokta koyduran bir tarih..12 eylül sabahı Biricik anam anneciğim rahmetlim Hakk-ın ebedi istirahatgahına ayrıldı..Nurlar içinde yatsın..amin..Bu gün onu kaybedeli tam 4 sene doldu..Daha dün gibiydi hastalığı nedeniyle birkaç kez memlekete gidişim.Okulun kapanmasına bir hafta kala çocuklara izin alıp memlekete gidişim tam üç ay yanında kalışım..Bolu'ya dönüşüm döndükten 6 gün sonra telefon gelip aynı gece hemde 11 eylül miraç kandili gecesi yol gidişim rahmetlimin bu mübarek gecede sekarette oluşu sabah ezanıyla Antalya'ya inişim beni görmeyişi dün gibi..Ben yanına vardıktan tam 4 saat sonra ruhunu teslim etti.Size anlatamam tarif edemem insanın anasının ölümünü görmesi yanında olması defnedilmesini görmesi nasıl bir duygu:((( Allah c.c. bütün annelerimizi evlatlarına bağışlasın kimsenin boynunu büküp bu kutsal sevgiden mahrum bırakmasın..AMİİİNN...
Bu yazıyı yazmak hiç aklımda yoktu..Yorumlarımı onaylarken tarihi farkettim.Niyetim kendimi sizlere acındırmak değil..Duygu sömürüsü asla değil:((( Nasıl burda paylaşım için varsak birbirimizin sevincine üzüntüsüne moralda vereceğiz..
**
Sizden ricam bilenlerin bu mübarek cuma günü ve ramazan günleri hürmetine rahmetlim için birer Fatiha isteyenlerinde Yasin-i Şerif okumaları..Allah c.c. sizden razı olsun sevdikleriniz sevenleriniz hep yanınızda olsun..AMİİN..

Perşembe, Eylül 11, 2008

Soslu kızartma

Merhaba hepinize..Selam sevgi vede hürmetler benden...Dün akşam bizim tozumuz bitti yani gitti aniden:)) Amanın sokak lambaları parlıyor aydede bize gülümsüyor :)) hadi iftar sonrası şöyle bir yürüyüş yapalım bari..Neyse yürüyüşümüzüde yaptık..Bugünde iş başa düştü balkonları yıkadım güneşte cıvılcıvıl adeta..
Bana uğrayan selam veren kolay gelsin diyen hatta yardım teklif eden bütüünnn arkadaşlarıma tşk ediyorum..Aman bu kız şımarmış demeyin maksat muhabbet olsun:))
Birkaç gündür foto çekemedim..Yemek yaptık aç kalmadıkta foto çekmeye fırsatım olmadı..Makinanın şarj aletini kaybettik yine..
Bende baktım dosyada hazır resim var ekleyivereyim dedim..Sayfam yenilensin..Gördüğünüz gibi karışık kızartma üstünede domates sosu dökmüşüm..Aman pekte güzel görünüyor..Elime sağlık olsun..
Kalın sağlıcakla sizi çok seviyorum anacım..Hepiniz ayrı bir güzelliktesiniz benim için..
*****
not:)Ayfer ablaaa bak senin için arka planımı mavi yaptım..Beğendinmi bakem:)))

Çarşamba, Eylül 10, 2008

Yumurtalı domates dolması

Merhaba canlarım..Bizim iftarımıza birkaç saat kaldı..Bende daha mutfağa giremedim..Malum tozumuz geçmedi.Dünkü sahurda gözgözü görmüyordu halada kapı pencere kapalı oturuyoruz..Balkonlara çıkamayınca evi toparladım mutfak,koridor ve antrenin tabanını yıkadım..Ter içinde kaldım dilim damağım kurudu az soluklanayım diye oturdum..Geçen yaptığım yumurtalı domates dolmamı getirdim size..Üst resim servise hazır hali..
Burdada istediğimiz kadar domatesimizin içini oyup çıkardık birer adet yumurta kırıp kuru nane yada istenilen baharatı serptik..Ben güveç tepsimde ocakta pişirdim biraz..Ortasınada çocuklar çok seviyor diye bütün patates koydum..Ocakta bir süre pişirip domateslerin üzerine kaşar dilimi koydum..Kaşarlar eriyesiye fırına sürdüm..Pişincede servis yaptım..
İftara yaklaşırken yanına çorba ve pilavla yapıp servise sunabilirsiniz..Yapımıda çok kolay..Afiyet olsuunnnn...
***
Hep unutuyordum ben bu tarifimi sevgili Sevil'in İFTAR BEREKETİ ETKİNLİĞİ 2'ye gönderiyorum..Geç oldu Sevil'cim hoş gör arada hep unuttum sanırım..
***
not:) Yumurtalı domates dolmasını normal yayvan tenceredede yapabilirsiniz..Ben o an elimin altında diye güveç tepsimle yapmıştım..Ayrıca içinden çıkardığımız birkaç domates içini yemeklik doğrayıp tencerenin dibinde az sıvıyağla kavurun..Domatesleri döşeyin suyunu gözkararı koyun..Biraz ocakta sonra fırında yada tamamen fırında pişirin..İsimsiz yorum yazan arkadaşıma umarım notumu görür ve açıklamamdan yararlanır..

2050'de bunlar hayatımızda olmayacak

2050'de bunlar hayatımızda olmayacak
2050 yılına kadar adım adım hayatımızda yokolacakların listesi!
**
Avustralyalı ‘gelecek bilimciler' Richard Watson ve Ross Dawson, 2050 yılına kadar yok olması muhtemel ‘şey'leri gösteren bir çizelge hazırladı. Buna göre, gelecek yıl kül tablası, 2016'da ise bilgisayar fareleri ve emeklilik tarihe karışacak. Bu tahminlerin gerçekleşmesi zor gibi görünebilir ama onlar “Lütfen bu çizelgede kusur aramayın” diyor.

İşte 2050'de olmayacaklar listesi Ross Dawson ve Richard Watson'a göre 'kavramlar', 'şey'ler ve onların son kullanma tarihleri...
2012: Dial-up internet erişimi
2013: Faks makinesi
2014: Kaybolmak
2016: Emeklilik, 'gay' barlar, bilgisayar faresi
2020: Telif hakları
2022: Bloglar, imla kuralları, Maldivler
2023: Çalışılmayan hafta sonları, Paris Hilton
2024: Masaüstü bilgisayar, AM radyo
2025: Parasız otobanlar
2026: Öğle yemeği, FM radyo, samimiyet, kırışıklıklar
2030: Anahtar, çocukluk dönemi, realite televizyonu
2033: Bozuk para
2034: Ucuz seyahat, Bangladeş
2035: Orta sınıf, petrol, spam, Aborijinler, Microsoft
2036: Petrolle çalışan araçlar, bağımlılık
2037: Buzullar, doğal yollarla çocuk sahibi olma
2038: Sükûnet
2039: "Özür dilerim", Avrupa Birliği
2040: Cüzdan, halka açık bedava yerler, karbon emisyonu, kağıt para, sağırlık
2042: Kravat
2044: Gelecek bilimciler
2049: Google, körlük
2050'den sonra: Estetik ameliyat, fiziksel acı, çirkinlik, ölüm
***
not:)) bizim bloglarda var amanın:))Net'te haber okurken dikkatimi çekti sizde görün istedim............yazı alıntıdır....

Salı, Eylül 09, 2008

Mardin'i toz bürüdü:((

Merhaba hepinize..Biz dün akşamüstünden beri kapıyı pencereyi sıkısıkı kapatıp dört duvar arasında bekliyoruz:(( Aniden gelen çöl fırtınası bizi eve hapsetti.Mecbur kalmadıkça dışarı çıkmamaya çalışıyoruz..Ama çocuklar bugün okula gittiler tabiki:((Dün akşam üstü babamız telefon açtı toz geliyor diye.Onun işyerinden uzaktan gelen toz yığını daha rahat görünüyor..Evede biraz uzak saylır..Hemen kapı ve pencereleri kapadık..Dünden beride klima ve tepemizde pervane dönüşümlü çalışıyor inanın.. o haldeykende gece baya darlandım ben..Benim ve en küçük oğlanın astım hastası olduğu düşünülürse kötü oluyor gerçekten:((
İşte birinci resimde toz gelmeden önce.......... İlerde ağaçlardan ötesi görünmüyor..Halbuki tepede kalenin az kenarı görünüyor ve hava radar var...
Buda tozun estiği anlardan biri...Hafifte ne varsa havada uçuyordu:(((

Buda sabahki hali..Toz bulutunun iki gün daha süreceğini söylüyorlar..Kapı pencere kapalı üstelik bunaldım:(( Nefes alamadıkçada imdaatttt ! diye bağırasım geliyor :(( Neyse iş başa düştü dip köşe temizleyeceğiz artık..Bana kolay gelsin...Hepinize sevgiler..
****
Ayfer Ablama;Ablacım çok saol..Yorumlarını gördükçe çok seviniyorum tşk ederim..Allah c.c. razı olsun..Bu gün biraz daha iyiydi hava..İnşaAllah sabaha tam olarak geçer..Ama burda sık sık oluyor alıştık artık..Ormansız ağaçsız yerler böyle işte..Hayırlı Ramazanlar diliyorum sana kocaman sevgiler,saygılar ve hürmetler sunuyorum..

Pazartesi, Eylül 08, 2008

Mavi mavi yazlık bluzum

Merhaba canlar cananlar..Bu gün okullarımız açıldı..Birçok öğretmen arkadaşımız vede çocuklarımız diyeyim artık okula başladı..Kimiside ilk kez okullu oldu..Yeni ders yılında onlara başarılar diliyorum..Allah c.c. hepsine zihin açıklığı versin..Amiiin...
Bende az evvel okuldan geldim en büyük oğluş sabahçıydı iki küçüklerde öğlenci..Baktım sınıflar belli ehhh küçükte değiller bizim sınıflardan velide göremedim beklemeden geldim..Gelelim bluzumuzaa:)) Bu ikinci giyişim kendilerini..Bir kezde Anamur'da akşam yemeğinde giymiştim..Bugünde okula giderken kıza fotosunu çektirdim ziya bitmiş halinin fotosu yoktu..Tam istediğim gibi fotolar alamadım..Biraz bulanık çıkmış..Ama üzerimde duruşuyla rengiyle açık mavi jeanımla harika olmuştu:))) Nasılda övünüyorum amaaa:)
İplerini Bolu'dan yüncümden almıştım.Devamı olmayan ipleri sepete döküp uygun fiyata veriyorlardı benimde ip hoşuma gidince az maz demedim almıştım..6 adet 50 gr.lık yumaktı penye gibi bir ipti..Rengi parlamış ama turkuaz maviyi andıran güzel bir maviydi..
Epey ördüm söktüm netten epey araştırdım 300 gr iple ne örebilirim.Birkaç model uygulayıp söktüm bana az dolgu isteyen sırf zincir işi örnek lazımdı..Nihayet yabancı blogun birinde bu modeli beyaz iple görüp çok beğendim..Aradığım modeldi nihayet..
O kadar az iple nasıl örebilirim derken kalın askılı bir şekilde uyguladım..İşin kolay tarafıda örneğin yukardan aşağıya örülmesiydi.Yani isteyen elbise bile örebilir uzunlamasına olduğu için..Neyse ördük bitti ne diyeyim yarım metrede ip kaldı yani:)))
Olmaz yani dedim böyle giyemem zatende altına mutlaka renkli atlet yada penye türü bir şey giymem gerek..Kollara ve etek ucunada rengine uygun viskon çiçekli kumaş alıp fırfır yaptım kısa kol taktım..Buraya kadar tamam...

Ve örneğimiz besmele çekip başladık..Sayılarını unuttum..Uzun zincir çekip sayısını ayarlayıp geriden zincire sıkiğneyle tutturup bir yuvarlak halka oluşturduk.Halkanın yarısına kadarda sıkiğne yaptık zincire devam ettik.
Örneğimizin orta kısmını dolandıktan sonra önce bir yarısını sonrada diğer yarısını örüyoruz..Modeli uygulamaya başladık..
File işiyle devam ediyoruz.
Bütün haldeki parçaları birbirine zincir yardımıyla ekliyoruz..Genişliği size kalmış.File sayısını çoğaltabilirsinizde.Bu şekilde öne yaka oyuntusu verip arkayıda düz bırakıyoruz...Aslında fotolar güzel olsaydı daha net olurdu belki..Ama idare edin bu kadar oldu..
Şimdide okuldan gelmişim susamışım gözlerim üçü beş görür bir halde..Sabredemedim sizede göstermek istedim..Beğeninize sunulur..Bluzumu beğendiniz miiii:))???

Pazar, Eylül 07, 2008

Salçalı sulu köfte

İyi akşamlar bereketli iftarlar size..Biz iftarımızı açtık yedik içtik sırada çay faslımız var:)Şu an bir çok müslüman kardeşimiz dünyanın bir çok yerinde iftarını açmak için bekliyor..Onlarada afiyet olsun diyelim..
Gelelim bugünkü menümüze..Bu gün salçalı sulu köfte,pirinç pilavı,cacık ve tatlımız vardı..Ben tatlımı çaydan sonra yiyeceğim..Efendim her ne kadar sulu köfteye ben salçalı desemde salçasını az koydum.Çocuklar terbiyelisini pek yemiyor diye salçalısını yapıyorum hep..İçinde görünmesini sevdiğim içinde domates doğruyorum..
Bu gün bana yardım etsinler diye Burcunur'la Oğuzhan'ı çağırdım..Gösterdim nasıl yapacaklarını..Bende minik parçalar koparıp onlara ön hazırlık yaptım ki sadece yuvarlasınlar..Bakın tam yuvarlayamamışlar nerdeyse dağılacak gibi olmuş:)))Neyse ben köftemi;
*****
500 gr az yağlı kıyma,
kurutulmuş rondada çekilmiş bayat ekmek,baharat,tuz ve bolcada fesleğen
**
Hepsini yoğurdum..Kurutulmuş ekmeği kıvamı ayarlamak için yeteri kadar kullandım..Minik köfteler yaptım..1 küçük soğanı yağda kavurdum ..Yarım yemek kaşığı biber salçası ekledim..2 adet yemeklik domates doğrayıp birkaç dakika domates hafif yumuşar gibi olunca gözkararı sulandırdım..Kaynayan suya köftelerimi bıraktım..Pişince suyun yüzeyine çıkar gibi oluncada altını kapadım..Nefis olmuştu hele fesleğenin taneleri suyada karışmıştı bol limon sıkıp afiyetle yedik..
Hepinize sevgiler saygılar..

Cumartesi, Eylül 06, 2008

Mardin - Antalya arası :))

Canlar merhaba..Hani biz tatile gitmiştik..Aslında tatil biraz yabancı kelime gibi geliyor bana..Biz hep izine gideriz..Senede 20 gündür geneli..10 günde ya mayıs yada nisan aylarında izine ayrılırız..Neyse uzatmayalım..İşte giderken birkaç foto çekeyim dedim..Düştük yola gidiyoruz bize kolay gele..Trafik canavarıda cabası yolumuz açık ola dedik..Güzergahımız Adana-Mersin sahil yolu yine..Öyle sanmayın ahım şahım foto yok..Tembellik ettim bu sefer..
İşte Urfa yolunda başladı Antepfıstığı ağaçları..Eşime dur şurda çekelim az daha ilerde çekelim derken bir baktık Urfa'yı çıkmışız..Her ne kadar Antep'le anılsada Urfa'da antepfıstığı ağacı daha çok..Hele karayolu karşılıklı fıstık ağaçlarıyla dolu..Nerdeyse 13 yıl kadar önce ikinci doğumuz Urfa'ya gelirken aa aa :)) demek antepfıstığı ağacı böyle oluyormuş diye diye bakınmıştım uçsuz bucaksız fıstık bahçelerine..Dalında görmek ayrı bir keyif gerçekten resme tıklayın pembeli kırmızılı salkım halindeki demetlere bakın..Resim biraz uzak ama..Olsun yinede idare eder..
Yola çıktığımızın ilk günü pazartesi akşamı Mersin'e ulaştık..Bolu'dan tanıştığımız aile dostlarımız beklediği için evlerinin yolunu tuttuk..Geçmişten gelen muhabbet saatleri su gibi akıttı..Muhabbete doyamadık adeta..

Mersin'de konaklayıp sabahı kahvaltı sonrası yola düştük yine..Anamur'da moladayız bu sefer..Ogün için Mardin'den tanıdık bir arkadaşın yardımıyla kampa yerleştik..Denizin tadını çıkardık.Üst karede Oğuzhan adeta su kuşu oldu..Yalnız omu hepside..Bende bende :)))
Eğlencenin tariifi yok baksanıza muz dedikleri teknenin çektiği mutlaka yüzme bilenlerin binebildiği bota benzer şeye biniyorlar..En arkada mavi şortlu babamız yanında Burcunur ve Oğuzhan kırmızı yelekli beyefendi ve ikide kızları..İşin ilginç yanı motor süratle muzu çekerken denize düşmeleri tekrar binmeleri..
Kamptan ayrılma günü geldi çattı..Kalan günlerde Antalya'dayız..23 Ağustos Oğuzhan'ın doğumgünü.Amcası,halasıyla babaannede küçük bir kutlama yaptık..İyiki doğdun küçük Dalton'um benim..Nice yaşlar süresin..Yolunda bahtında açık olsun emi..

Antalya'da günlerimiz boş geçmedi..Ben iki kez Korkuteli'ye babamı görmeye gittim..Birgün orası birgün başka yerler derken eltimlerle Olimpos'a gittik..Hemen yanında yanar ateş Çıralı'yada çıkacaktık ateşleri görmeye ama denize fazla takılınca görmeye gidemedik..
Bir tarih saklı Olimposta..Doğayla içiçe.Yeşil ve mavi inanılmaz güzellikte..
İşte böyle günler su gibi akıp geçti evimize döndük..İnsanın evi gibisi yok..Kalın sağlıcakla sevgiler hepinize..
*****
Sevgili Oya ( serinmavi ) Olimpos'u çok güzel anlatmış..Resimleriyle beraber tıklayın görün derim..O dediğim güzelliklerin keyfini çıkarın.

Cuma, Eylül 05, 2008

Mercimekli & kıymalı kol böreği

İyi akşamlar bereketli ramazanlar hepinize..Bugünkü menümüzdeki böreğimiz yeşil mercimekli kol böreği..Birazını iftara birazınıda az sonra komşularla aşağıda semaver çayı yanına ayırdım..Dünden haberleştik herkes birşeyler yapsın diye..Bakalım neler yaptı komşularım..
Uzatmayalım kıymalı,y.mercimekli kol böreğimizin tadına sizlerde bakın..
Servise hazır halimiz görünüyor..Kıyma ve soğanı kavurup birazcık salçayla karıştırıyoruz..Kuşbaşı domates doğrayıp hafif soteliyoruz.. Haşlanmış suyu süzülmüş mercimeğimizle hepsini karıştırıp birazcık maydanoz doğruyoruz..

İstedğimiz kadar hazır yufka kullanabiliriz..İç harcı olarak yoğurt ve sıvıyağ kullandım..Yufkamızı düz zemine serip heryerini hafifçe ısladık,ikiye katladık kuru tarafı tekrar ısladık..Yeşil mercimekli kıymalı içimizi düz kenarına pay edip yavaş yavaş rulo yaptık..Tepsiye yerleştirip kalan iç sıvımıza yumurta sarısı ekleyip böreğimizin üstüne sürdük..200 * fırında pişirdik..Süresi size kalmış her fırının ayarı farklıdır..
Buyrun böreğimin tadına bakın..Bana müsade doğru aşağıya semaver yakmaya...Sizde gelin haa bekliyorum..


Perşembe, Eylül 04, 2008

Kayısı tatlısı

İyi geceler sevgiler hepinize..Bu günkü menümüzde kayısı tatlımız vardı..Yayınlamakta geç kaldım biraz..İftardan sonra komşularla semaver çay keyfi yaptık az evvel eve girdik..
Bende size hemen tatlımı ikram etmek için buraya geldim..
Evdeki kayısıları değerlendirebilirsiniz..Önce kayısıları sıcak suda birkaç dakika haşlıyoruz altını kapatıyoruz..Fazla haşlamayın dağılır..Ceviz içi,bir tutam tarçın,hindistan cevizi harmanlayıp kayısılarımızı yanlamasına kesip içine bir çay kaşığı kadar iç koyup kapatıyoruz..Ben teflon tavayı fırçayla yağlayıp kayısıları ocakta çıtır çıtır olsun diye birkaç dakika kavurur gibi yaptım..Her iki tarafınada aynı işlemi uyguladım..
Bol hindistan cevizine buladım..İster iftarı açarken isterde çerez niyetine yiyebilirsiniz..Daha evvel diğer blogumda aynı tarifi hurmayla yapmıştım..Zaten ben bu tarifi incir tatlısından ( incir dolması ) esinlenmiştim..

Çarşamba, Eylül 03, 2008

Sobeler & Ebeler.

Merhaba canlar..Bu sefer cevaplarımla geldim..Bu sezonun ilk sobesi ve cevaplarıda sizlerle..Canım bacım Ferzan ve Cahide'nin elleri biricik ablam Bülbülün yeri aynı konuda sobelemişler..Davete icabet etmek gerek değilmi.Başlayalım o zaman..


**********
1:Blog yazmaya ilk defa nasıl başladın?
2006 yılbaşı sıralarında harıl harıl örgü ördüğüm zamanlar komşumun nettede güzel örnekler varmış demesiyle el attım google bana yardımcı olması için ::) Haliyle olduda tabiki bir baktım ilerde benimde blogcu olmamı sağlayacak arkadaşlar örgüler,yemekler tarifler derken,tam üstüne bastım demişim..Birkaç kere sevgili Elvan'ın cboxuna yazmıştım oda bana cevaplar yazmıştı..Sonrası sayfanın üst kısmında kayıt ol vs. gibi yerleri karıştırırken anlamaya çalışıyorum nasıl blog açacağımı..Ama klavyenin k.sini bilmiyorum eşim pc başında ben yanında n'olur n'olur banada açalım diye diye kendimi burda buldum..Velhasıl 7 ocak 2006 ilk blogcu olduğum gündür..İlk blogum adım soyadımlaydı..Sonrası Rahmetli anneciğimin çok sevdiği çiçeğin adı akasyakokusuyla devam ettim blogcuya..Blogcunun bitmek bilmeyen sorunlarıda beni blogspota taşıdı..
Neyse yazmaya devam edelim:)

2:Blog yazılarının konusunun belli bir çizgide olması için çaba gösteriyormusun?yoksa içinden geldiği gibimi yazıyorsun?
Benim bir çizgim yok..Blogcuda daha çok örgülerimi tanıtırdım..Arada her telden takılırdım..Ahtapot gibiyim ilgi alanıma giren herşeyi tanımaya tanıtmaya çalışırım..Tabi bu arada olduğum gibiyim..İçimden nasıl geliyorsa öyle yazıyorum..

3:Blog yazmayı daha ne kadar sürdüreceksin?
Zaman ne gösterir bilemem..Ben burda olmayı seviyorum bana özel tek yer gibi.Burda deşarj oluyorum..Bir sinirle otursam her şeyi unutuyorum..Yani yazabildiğim kadar devam etsin istiyorum..

4:Blog yazmak senin için eğlenceli bir uğraşken şimdi artan bekleyiş yüzünden zorunlu bir hal almaya başladımı?
Zorunlu olduğunu sanmıyorum..Burda paylaştığım bilgilendiğim o kadar çok şey varki..Yeri ve zamanı geldikçe bende güncelleme yapıyorum..Benim yaptığımdan diğer arkadaşlar faydalanıyor..Diğer arkadaşlardanda ben tabiki.Yaptığım bir şeyi onlarda görsün yapsınlar istiyorum..Öyle zaman geliyorki bu yaşa geldim daha yeni görüyorum yada öğreniyorum diyorum..

5:Blog yazmak için gün içinde bazı şeylerden feragat ediyormusun?
İlk zamanlar blogla yattım kalktım desem yeridir..Zamanla normale döndüm diyebilirim..Bazen uykumdan bazende elişlerimden kaçamak yaptım..Artık eskisi kadar örgü öremiyorum..Ama keyif çaylarımı mutlaka burda içmeyi seviyorum..Yada dışardan gelmişsem şöyle bir bakıp çıkıyorum..Günde birkaç kez açıp bir göz gezdirip çıkıyorum..Her gelişimde yorumlarımı onaylayıp yazan arkadaşlara iade gidiyorum..Gününe göre takip edince kime gitmişim yazmışım biliyorum..

***
Ben kimseyi sobelemezdim amaa:) fikrimi değiştirdim..Bu sefer kimi kimi acaba derken Taaa uzaklardan yeşil Bursa'dan Gönül bacımı birdee yine taaa uzaklardan Iğdır'lardan İlknur bacımı sobeleyim bakayım...Haydi bacılar pamuk eller tuşlara:)))

Salı, Eylül 02, 2008

Fırında kabak mücver

Merhabalar hepinize..Unutmadım unutmadım sobeler nerde der gibisiniz...Şimdilik hazıra kondum en kısa zamanda cevapları vereceğim..
Şimdi yine Antalya'dayken meyveler diyarı Korkuteli'nde yazlıkta olan babacığımın yanına gitmiştim..Öyle sanmayın meyve bahçemiz yok..Ama Antalya'nın bu serin ve meyve cenneti ilçesine yazları büyük bir akın olur..Nem yoktur vede çok serindir..
Neyse uzatmayalım..Babacığımın dolabını karıştırdım neler var bakıp değerlendireyim dedim..Baktım 3 boynu bükük kabak var..Dedim mücver yapayım çocuklar yesin..Ben hep yazarken anlatırımda en iyisi şöyle anlatayım;
**
3 boynu bükük kabak rendelenir.
3 yumurta çırpılıp eklenir.
Dereotu ve maydanoz eklenir..
Rendelemeye elverişli peynir varsa kullanılır..Ben Antalya'da geneli deri peynir dediğimiz tulum peyniri kullandım..Miktarı size kalmış benim yarım kaseydi.
Aldığı kadarda un eklenerek kıvam ayarlanır..
****
Ehhh ben üşendim tavaya döküpte kızartmaya hem sıcakta neme gerek başını bekliyeceğim ocakta yağladım fırın tepsisini sürdüm fırına..Fırına sürmeye karar verince yarım çay kaşığı kadarda kabartma tozu ekledim..
En az yarım saat yada 40 dakika pişirdim..Ama çocuklar deri peyniri var diye yemediler..Onlar yemeyince ziyafet bize düştü:)))
Buyrun afiyet olsun..Size yeni post hazırladığım sürece o günkü menümüde sunacağım..Tariflerin arasından birini seçip sizede göstereceğim..Ama bir gün sonraya yada akşama olur..Malum iftar sonrası hepimize tatlı bir ağırlık çöküyor sonrasıda çay keyfi geliyor..Yada misafirimiz oluyor..Şimdilik sevgiler..
****
Bu günkü menüm;
Mercimek çorbası,Kıymalı mantı makarna,Kaşarlı domates dolması,cacık,karpuz,tulumba tatlısı

Pazartesi, Eylül 01, 2008

Kaşarlı fırın patlıcan

Merhaba canlarım..Az uz sizleri ziyarete başladım..Ama inanın kime ne yazdım bilemiyorum..Beni hoşgörün ne olur..İadelerimi bitirip günlüğüme dönmem lazım..Daha uğramam gereken birçok arkadaşım var hepsinede geleceğim..
Sizlere foto göstereceğim demiştim ikide sobem var cevaplamayı bekleyen sırasıyla onlarıda yazacağım..
Şimdi size yola çıkmadan önceki gün perşembe akşamına yaptığım mamalardan bahsedeyim..Ogün Korkuteli'den babamın yanından geldim eşime dedim doooğru perşembe pazarına ben börülce alıcam onu alıcam bunu alıcam şunu alıcam:))) Sanki getirebileceğimde yolda sıcaktan çürüycek ama ben sadece 5 kg börülce aldım..Domatesle az kavruklayıp poşetledim deeprezeye attım..İki poşette kaynar suda az haşlayıp çıkardım salata için kışlık yaptım..
Ayyy nerden nereye geldik yemekler demiştim ogün akşama eltimide çağırdım gitmeden yemek yiyelim dedim..Taze iç barbunya,sebzeli mantar sote,pirinç pilavı ve resimde gördüğünüz harika kaşarlı patlıcanları yaptım..Çorbamız ve salatamız yoktu bir mutfak bir klimalı oda derken ben suyla terle ıslanıp soğudum bu kadar yeter dedim:))))
Efendim şööyle yuvarlak istediğimiz kadar bostan patlıcanı alaca soyulur yuvarlak dilimlenir..Az kızgın yağda kızartılır yağı çektirilir kağıt üstüne..Tepsiye dizilir birkaç domates kuşbaşı doğranır az pişirilip patlıcanlara paylaştırılır..Üstünede kaşar dilimi konur fırına sürülür kaşarlar eriyince hazırdır efenim..
Nasıl amaaaa bunu ben patlıcanı ve kaşarın uyumunu hayal edipte bu şekilde yaptım..Harika bir ikram yemeği yada mezesi oldu diyeyim sıcak yada soğuk istediğiniz şekilde yiyebilirsiniz.. Tabi ben tepsiye yapışan kaşarları bile yedim..:)) İsraf olmasın o kadar sıcakta emek çektim boşa gitsin istemedim:)))))
Deneyin anacım memnun kalırsınız dediydin dersiniz..
Şimdide sizlere hayırlı bereketli bir ramazan ayı diliyorum..Allah c.c. hepimize sağlık sıhhat içinde orucumuzu tutmak nasip etsin..Cümlemizi sevabına nail eylesin..amin....
*****
not:)Benim bu defa ilk denememdi..Tost makinasında patlıcanları aynen dilimleyip cız bız edipte kaşarını koyupta fırına süreceğim..Bir değişik tat ve sağlık için yağsız olsun derseniz bir fikir olur diye düşünüyorum...

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...